, ,

Facebook Gönül İşlerinize (De) El Atıyor

Mark Zuckerberg, Facebook’un yıllık geliştirici konferansı kapsamında, sosyal ağın kendi uygulaması içinde yer alacak ‘’Dating’’ isimli yeni bir eşleşme servisinin tanıtımını yaptı.

via GIPHY

Gönül İşlerine Özel Profil

Yeni özellik, Facebook kullanıcılarının romantik arayışları için, ana Facebook hesaplarından ayrı olarak bir profil oluşturmasına imkan tanıyacak. Bu iki profil etkileşim içinde olmayacak – yani Facebook arkadaşlarınız Dating profilinizin içeriğini görmeyecek. Dating profilinizde sadece adınız yer alacak ve Facebook arkadaşlarınız ‘’potansiyel eşleşmeler’’ kısmında çıkmayacak. Dating özelliği kendine özgü bir gelen kutusuna sahip olacak. Messenger’ın aksine bu mesaj kutusundan bağlantı ya da fotoğraf gönderilemeyecek. İlk mesajlaşmanın sadece metin temelli olması Facebook’un ‘güvenlik önlemi’ olarak nitelendirilmiş.

via GIPHY

 

Bilgileriniz Reklam Olmayacak

Facebook potansiyel eşleşmeler için ‘dating tercihleri, ortak özellikler ve ortak arkadaşlar’ gibi kriterlere dayanan özel bir algoritma kullanacak. Üye olunan ortak grupların ve katılınan etkinliklerin de eşleşme için faydalanılacak kriterlerden olduğu açıklanmış. Örneğin katıldığınız bir konser için profilinizi etkin hale getirerek aynı konsere katılan kişilerin profilinizi görmesini sağlayabileceksiniz. Sosyal ağ, Dating özelliğinin bu yıl içinde test edilmeye başlanacağını ve buradaki bilgilerin reklamlarda kullanılmayacağını açıkladı.

via GIPHY

Dating duyurusu şirket için biraz tuhaf bir zamana denk geldi. Cambridge Analytica skandalının gölgesinde, pek çok kullanıcı daha fazla kişisel bilgisini paylaşmaya pek gönüllü olmayabilir. Zuckerberg özelliğin ‘sığ ilişkiler’den ziyade ‘anlamlı bağlantılar’ kurulmasını kolaylaştırmak için tasarlandığını vurgulasa da, gerçek olan şu ki Facebook bile genel kullanımın nasıl olacağını bilemez.

Yine Aşırma

Facebook’un Dating’inin, Hinge, Tinder ve Bumble gibi eşleşme uygulamalarına olan benzerliğini görmezden gelmek mümkün değil. Bir anlamda yine ‘imitasyon’ yolu ile başarıya ulaşılacak gibi görünüyor. (Instagram’ın Hikayeler özelliğini Snapchat’ten aşırışını hatırlayalım)

Ancak yalnızca bunu söylemek uygulamalar arasındaki ilişkiyi özetlemek için yeterli değil. Tinder gibi uygulamalar uzun süre servislerini Facebook verilerine dayandırdı. Bu uygulamalara üye olduğunuzda hemen Facebook fotoğraflarınızı kullanabiliyor, yaşadığınız, çalıştığınız, okuduğunuz yer bilgileri otomatik doldurma ile çekilebiliyordu. Hatta Tinder, potansiyel bir eşleşmede Facebook’ta ortak arkadaşınız olup olmadığını bile gösteriyordu. Yakın zamana dek Facebook hesabınız yoksa, Bumble hesabı da açamıyordunuz. Yani Facebook olmasaydı bu uygulamalar olur muydu diye düşünmek yersiz sayılmaz.

Üçüncü Parti Uygulamalarla Yollar Ayrıldı

Tinder’ın Facebook ile olan bağı 1 ay kadar önce Facebook’un veri paylaşım politikalarında yaptığı değişiklikler sebebiyle kesintiye uğradı. Şimdilerde Tinder, kendine benzeyen diğer uygulamalar gibi, herkesin zaten kullanmakata olduğu Facebook’la rekabet etmek durumunda. Tinder, OkCupid, Match.com gibi online eşleşme platformlarının sahibi olan Match Group hissleri, Facebook’un duyurusunun ardından sarsıldı ancak şirket pek endişeli görünmüyor. Haksız da sayılmazlar çünkü eşleşme uygulamalarının hala kendine özgü cazibeleri var. Tarihsel olarak her eşleşme servisinin belirli bir kitlesi, özgün özellikleri var – Buble’ın ‘yaklaşma önceliği’ni kadınlara vermesi gibi… Facebook ise çok daha genel bir yaklaşıma sahip.

via GIPHY

Köklere Dönüş

Pek çok anlamda Dating Facebook için gayet akla yatkın bir hamle. Üçüncü parti uygulamaların verilerini kullanmasına izin vermektense, kullanıcı bilgilerini kendi ekosistemi içinde tutarak kendi eşleşme özelliğini inşa etmesi oldukça anlaşılır. Bu ayrıca Facebook’un ilk günlerine de bir selam niteliğinde. Ne de olsa Zuckerberg’in şirketi işe Harvard öğrencilerine özel bir oyun olan ve kullanıcıları ‘hot or not’ (gideri var ya da yok) olarak nitelendirmeye dayanan FaceMash olarak başlamıştı. Bunun Tinder’ın sağa sola kaydırma yaklaşımından pek farklı olmadığı açık.

Kaynak: Wired

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hayatın Anlamı

Dünyanın En Değerli Kaynağı Artık Petrol Değil, Veri