, , , ,

Cute

Hem Çocuk Hem Yetişkin Beyni İçin İdeal Bir Yaz Etkinliği: Oyun Oynamak

Disleksiden demansa, hatta şizofreniye… Oyun oynamak, bu sorunlar konusunda size yardımcı olurken bir yandan da aile bağlarını ve duygusal sağlığınızı güçlendiriyor.

Kanada’nın Simon Fraser Üniversitesi’ndeki iki araştırmacının çalışması gösteriyor ki, oyun oynamak zekamızı geliştirmenin yanı sıra kişisel, sosyal ve duygusal sağlığımızı da artırıyor. 

Harvard Tıp Fakültesi’nde 2017 yılında yapılan bir araştırma, yalnızlığın sigaradan daha zararlı olabileceğini göstermektedir. Öte yandan mutluluk, ailemizle ve arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizle yakından ilgilidir. Ailemizle masa ve video oyunları oynamak, bir araya gelmek ve ilişkilerimizi geliştirmek adına fırsatlar sunar. Bu oyunlar, oyuncuları fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak harekete geçirir. 

Birçok bilimsel çalışma, oyunların beyni yapısal ve işlevsel olarak değiştirdiğini de kanıtlamıştır. Oyunlar, beyinde yeni nöronların gelişmesine katkı sağlar. Ayrıca beyinde yapısal değişiklikleri sağlayan sinirsel yolların ve sinapsların esnekliğine de katkıda bulunur. Bu değişiklikler, yeni beyin hücrelerinin ve farklı beyin bölgeleri arasında daha iyi bağlantıların oluşmasını sağlar, böylece hafıza, dikkat süresi, görsel zeka, dil öğrenme yeteneği ve koordinasyon gibi zihinsel beceriler de gelişir.

Heves, Stresi Azaltma ve Dinginlik

Frontiers in Human Neuroscience dergisinde yayınlanan 2017 tarihli bir çalışma, Baduk, diğer adıyla Go oyununun deneyimli oyuncularının beyinlerinin ‘nükleus accumbens’ bölgesindeki gri maddenin acemilerinkine kıyasla daha çok arttığını ve amigdala bölgesindeki gri maddenin azaldığını göstermiştir. Nükleus accumbends, ödüllendirici ya da hoş olmayan deneyimlerle ilgili çevresel uyaranların işlenmesinden sorumlu olan bir alandır. İşleyişi, arzuyu artıran nörotransmitter dopamin ve doygunluk hissi ile ket vurmayı artıran seratonine dayanır.

‘Nükleus accumbends’ bölgesindeki gri maddenin artışı, daha olumlu deneyimler ve heves duygusunun artışı anlamına gelir.

Amigdala, beynin orta temporal lobunda yer alan badem şeklindeki nöronlar bütünüdür. Limbik sistemin bir parçasıdır ve duyguların üretilmesinden sorumludur. Amigdaladaki gri madde azalınca, stres azalır ve dinginlik hissi artar.

Daha İyi Bir Karar Mekanizması

Araştırma ayrıca, aksiyon video oyunu uzmanlarının beyinlerinin insula kısmının alt bölgelerinde daha fazla gri madde ve gelişmiş fonksiyonel bağlantıya sahip olduklarını göstermektedir. İnsula, özfarkındalık ve yaşanan anın farkındalığından sorumlu olan serebral korteksin küçük bir kısmıdır. Beynin insula bölümündeki gri maddenin artışı daha iyi karar almayı kolaylaştırır. 

Pek çok tahta oyunu da oyuncuların beyninin hipokampus ve prefrontal korteksini güçlendirir. Bu da, IQ, hafıza, bellek ve problem çözme gibi gelişmiş bilişsel işlevlerle sonuçlanır.

İnsan beyni, serebral korteksin altındaki temporal lobların her birinde bulunan, iki hipokampiye sahiptir. Bunlar temel olarak, görsel yön bulma ve yönlendirme ile birlikte hafızayı güçlendirmeden sorumludur. Hafızanın güçlendirilmesi ve demansın önlenmesi için hipokampustaki gri maddede bir artış istenir.

Prefrontal korteks beynin en önünde yer alır ve akıl, mantık, problem çözme, planlama, hafıza, dikkati yönlendirme, hedefleri geliştirme-sürdürme ve zararlı dürtüleri engelleme gibi “yürütme işlevlerini” yerine getirmekten sorumludur.

Hafızayı Geliştirmek

Frontier Human Neuroscience’da 2015 yılında yayınlanan bir çalışma, yaşça daha büyük yetişkinlerle yapılan ‘Sanal Hafta (SH)’ eğitim oyunu deneyinin sonucunu açıkladı. Bu, katılımcıların hangi yemeği yiyeceğini ya da diğerleriyle nasıl etkileşime geçeceğini seçmesi gibi aktiviteleri kullanarak, bir günün programını tahtadaki devrelere yansıtan bir bilgisayar oyunuydu. Oyun ayrıca, kahvaltıda ilacını içmek ya da çalışma arkadaşlarına bir mesaj iletmek gibi tam zamanında yapılması gereken şeyleri hatırlamalarını istedi.

Katılımcılar, birer saatten oluşan 12 bölümlük oyunu bir ay süresince oynamak üzere eğitildiler. Bu, katılımcıların amaçlarını ve planladıkları aktiviteleri hatırlayıp başarılı bir şekilde uygulama yeteneğini artırarak ‘ileriye dönük hafızalarını’ geliştirmeleriyle sonuçlandı.

İşbirliğine dayalı stratejik masa oyunlarını, rahat ve etkileşime açık bir ortamda oynamanın, koşullu mantık, dağıtımlı işlem, hata ayıklama, simülasyon ve algoritma oluşturma gibi becerileri de içeren sayısal düşünme yeteneğini geliştirdiği saptanmıştır.

Zihinsel Problemleri Azaltmak

Araştırmalar ayrıca, aile veya arkadaşlarla video oyunları oynamanın, şizofreni, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi ruhsal sağlık sorunlarını ve yetişkinlerde görülen Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalık riskini azaltabildiğini göstermiştir.

Amerikan Psikoloji Derneği’nde 2014 yılında yayınlanan bir çalışma da, video oyunları oynamanın disleksi olan çocuklara yardımcı olabileceğini bildirdi.

Üstelik, oyun oynamanın yararları, üstbiliş (düşünme hakkında düşünme) ve meditasyon seansları ile artırılabilir. Masa ve video oyunlarının beyni olumlu yönde etkilediğini gösteren pek çok araştırma kanıtı olmasına rağmen, yetişkinler, çocuklarda üstbilişi harekete geçirmek için onları, oyun sırasında belirli kararları neden verdiklerini açıklamaya teşvik etmelidir.

Bu şekilde derine inmek, çocukların zihinsel duyarlılığını geliştirmede, video ve masa oyunlarını daha güçlü araçlar haline getirebilir.

Oyun seansları, aile ve arkadaşlarla geçirilen zamanın kalitesini keyifli ve amaca uygun bi şekilde artırabilir.

Masa ve Video Oyunlarını Dengelemek

Oyunlar birçok bilişsel faydayla anılır, ancak kilit nokta dengeyi tutturabilmektir. Her şeyin fazlası zararlıdır.

Araştırmalar çocukların, video oyunları ve eğitici oyunların yanı sıra sosyal oyunlara da katılımının desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca bu oyunlara bağımlı olmanın olumsuz sonuçları da çocuklara açıklanmalıdır.

Yetişkinler olarak, oyun oynamaya ne kadar zaman harcadığımıza ve oynanan oyunların türüne dikkat etmeliyiz.

Kaynak: TheConversation

One Comment

Leave a Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ülkelerin Tükenmişlik Sendromuna ve Teknoloji Bağımlılığına Karşı Aldığı Önlemler

Teknoloji Bizi Bilişsel Bir Krize Sürüklüyor – Peki Bu Konuda Ne Yapabiliriz?