in

Ölümsüz Balın Ardındaki Bilimsel Gerçek

Antik Mısır mezarlarında kazı yapan modern arkeologlar, üzerinden binlerce yıl geçmesine rağmen korunmuş olan bir tencere bal buldu.

Arkeologlar bu bulgunun ardından, balın bozulmamış olmasının, ebedi raf ömrüne dair açıkça görülmeyen bir vasiyet olduğunu düşünüyorlar. Tuz, şeker, kurutulmuş pirinç gibi besinlerin de uzun süre muhafaza edilebilir olduğu bilinen bir gerçek fakat, tuzu öğütmeden ya da pirinci herhangi bir işlemden geçirmeden yiyemezken, binlerce yıl beklemiş olan bir bal kavanozuna, herhangi bir hazırlık yapmadan sanki daha dün satın almış gibi kaşıkla dalabiliriz. Bundan anlamamız gereken, balın uzun ömürlülüğünün diğer dayanıklı gıdalardan farklı olarak başta tıbbi olmak üzere bir kaç farklı noktada ayrıştırılması gerektiği.

Peki balı bu kadar özel bir yiyecek yapan ne?

İçerisinde katkı maddesi olmamasına rağmen ilginçtir ki son kullanma tarihi de olmayan bal, sonuç itibariyle bir şekerdir ve şekerler higroskopik -yani doğal hallerinde çok az su içeren, ancak kapağı açık bırakıldığında nemi kolayca emebilen- bir yapıdadır.

California Üniversitesi, Robert Mondavi Enstitüsü’nün, Bal ve Üreme Merkezi Müdürü Amina Harris, binlerce yıl bozulmadan bekleyebilmiş olan bal için şu açıklamayı yapıyor; “Doğal formda bal çok düşük nem oranı içeriyor. Böyle bir ortamda çok az bakteri veya mikroorganizma hayatta kalabilir. Ayrıca bal, yapısı itibariyle son derece asidiktir ve yaklaşık olarak 3 ila 4.5 arasında bir pH değerine sahiptir. Bu asit, orada büyümek isteyen hemen her şeyi öldürecektir.” Bal dışında pekmez de higroskopik yapıya sahip bir şeker çözeltisidir ancak en nihayetinde bal bozulmazken, pekmez bozulur.

Balın yapımında arı faktörü

Bal yapma süreci boyunca arılar, balı üretmek için ilk topladıkları malzeme olan nektarı, tamamen kurutmak için kanatlarını salladıkları için nemin çoğunu uzaklaştırır. Bakteriler içerisinde bulundukları yiyeceklerdeki şeker ve diğer maddelerle beslenir. Bir süre sonra atık olarak asit ve diğer kimyasalları salgılarlar. Bu kimyasallar besinlerin rengini kokusunu ve tadını değiştirir. Tıpkı diğer yaşam formları gibi bakteriler de, yaşamak için suya ihtiyaç duyarlar. Arılar gerekli nemi bal yapma sürecinde uzaklaştırdıklarından, bakterilerin yaşama ve üreme sürecini engellerler. Balın içerisindeki az miktarda su bakterilerin yaşaması için yeterli değildir. Kapağı açık halde saklanan bal, havayla etkileşime girerek bozulacaktır. Ancak kapağı açılmayan bir kavanozdaki bal, yüzyıllar boyunca bozulmadan kalabilir.

Kaynak: Smithsonianmag

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çiftlik Somonları Somon Rengi Değil

Bırakın Dağınık Kalsın