in ,

Parkinson Hastalığının İlk İzleri Bağırsakta

Yapılan araştırmalar, hastalığın tedavisinde beyine odaklanmak yerine bağırsak bakterilerini hedef alan yöntemlerin etkili olabileceğini düşündürüyor.

Parkinson nasıl gelişiyor?

Parkinson hastalığı, beyinde alfa-sinüklein birikmesi ve hücrelerin ölmesiyle görülen, hastalarda hareket kabiliyetinin, zihinsel işlevlerin kaybına, titremeye ve sarsılmalara yol açan, Alzheimer’dan sonra en sık görülen ikinci nörodejeneratif (sinir hücrelerinin hasarına yol açan) hastalıktır.

Bağırsak bakterilerinin etkisi

Yeni bir araştırma Parkinson tedavisinde beyne odaklanmak yerine bağırsak bakterilerini hedef alan yöntemlerin etkili olabileceğini düşündürüyor. Fare ve insan hücrelerinde yapılan araştırma, sinir hücrelerinde bozulan ve daha sonra Parkinson hastalarının beyinlerinde kümeler oluşturan bir proteinin, ince bağırsak hattı hücrelerinde de bulunabileceğini gösteriyor. Bulgu, bu proteinin bağırsakta ilk kez değişime uğradığı ve daha sonra beyne ulaşarak Parkinson hastalığının semptomlarına neden olduğu fikrini destekliyor.

Parkinson Hastalığı Vakfı‘nın açıklamasına göre; Amerika Birleşik Devletleri’nde 1 milyondan fazla, dünyada iste yaklaşık 10 milyon Parkinson hastası var. Hastalığın olmadığı bir vücutta, Alfa-sinüklein adı verilen protein, beyinde bol miktarda bulunur ve sağlıklı sinir hücrelerindeki sıvı içinde çözülür. Fakat Parkinson hastalarında, alfa-sinüloin anomali halinde olduğundan bulaşıcı bir protein olarak beyne yayılabilir ve zarar verebilir. 2005’te yapılan araştırmalar ile, beyinlerinde bu kümelerin bulduğu Parkinson hastası kişilerin, bağırsaklarında da kümeleşme yaşadıkları bilgisine ulaşılmıştı.

Hastalığı doğru yoldan tedavi etmek önemli

Önceki araştırmalar, bakterilere maruz kalan kişilerin Parkinson hastalığına yakalanma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Live Science’ a verdiği demeçte Rodger Liddle, bu etkenlerin bağırsaktaki sinir benzeri endokrin hücrelerini etkileyebileceği ve bağırsak hücreleri içindeki alfa-sinüklein yapısının değişme olasılığı olduğunu ifade etti. Liddle, “Belki de bakteri, insanların yemesi gereken bir toksindir. Belki de endokrin hücreyi etkiliyorlar, bu da alfa-sinüklein proteinini bozuyor ve hücreden vagus sinirine ve beyne yayılıyor, Bu hastalığı erken teşhis etmenin yanı sıra tedaviyi doğru yere kanalize etmek çok önemli. Eğer hastalık gerçekten bağırsakta başlıyorsa o zaman bu hücrelerde anormal alfa-sinüklein oluşumunu önleyen tedaviler bulunmalı.”

Kaynak: Huffingtonpost

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Geleceğin Maddesi Grafeni Nerelerde Göreceğiz?

Bir Zamanlar Sahra Çölü’nde