in , , , ,

Güney Kore’nin Son Derece Ciddi E-spor Dünyası

Her yıl Güney Koreli binlerce genç e-spor takımlarına kabul almak için yarışsa da içlerinden sadece birkaçı bunu başarabiliyor. Seul’daki Amerikalı bir şirket de daha fazla genç oyuncuya iş bulabilmeleri için yardım etmeyi amaçlıyor.

Öğrenciler sessizce öğle yemeklerini yedikten sonra yüksek güçlü bilgisayarların sıralandığı loş bir odada toplandılar. Öğrencilerin koçları, onlara bu odada, her bir köşesinde ayrı bir pusunun kurulduğu, canavarların fink attığı dijital fantezi dünyasında rakiplerini nasıl alt edebileceklerini gösterdi. Okul 17.00’de bitmişti, fakat bireysel çalışmalar gece geç saatlere kadar devam etti. Güney Kore’deki birçok e-spor akademisinden birinde okuyan öğrencilerin nefes almadan çalıştığı sıradan bir gün işte böyle geçti.

Çok fazla oyun oynamanın verdiği acıyı azaltmak için sağ eline bir atel takan 17 yaşındaki Kim Min-soo, “Günde sadece üç veya dört saat uyuyorum” diyor. “Fakat ben bir yıldız olmak istiyorum. Hayranlarımın tezahüratlarıyla inleyen bir e-spor arenasında olduğumun hayallerini kuruyorum.

Min-soo gibi öğrenciler, Güney Kore’deki eğitim sistemi ile ilişkilendirilen yoğun ve rekabetçi çalışma ortamını, eğitim gördükleri e-spor akademilerine de taşıdı. Güney Kore, e-sporun doğum yeri olarak kabul ediliyor; ancak son derece seçici olan bu multi milyar dolarlık endüstri, ülkedeki birçok insan tarafından sertçe eleştiriliyor. İnsanların e-spor hakkındaki olumsuz görüşlerini değiştirmek için uğraşan akademiler, oyun oynamanın uzun yıllardır bir hayat tarzı olarak görüldüğü okullarda okuduktan sonra e-spor alanında kariyer kovalamaları için gençlere bir fırsat tanıyor. 

Amerikalı video oyunu geliştiricisi Blizzard Entertainment’ın Kore yöneticisi Jeon Dong-jin, yakın zamanda Seul’de düzenlenen bir forum sırasında, “Güney Kore’de oyuncular, önce oynayacakları oyun ile ilgili ödevlerini tamamlamalı, sonra oynamaya başlamalılar; çünkü takımlarının verimliliğini düşürmeleri halinde oyundan atılabilirler” diyor. “Güney Koreli oyuncuların hiç şakası yok.

Güney Kore’de her köşe başında bir PC-bang (oyun salonu) ile karşılaşmak mümkün. Fotoğraf: Ciaran O’Brien / CC BY

Online Oyunda İlklerin Ülkesi

Güney Kore, online oyunların dünyada en önce ve en hızlı yaygınlaştığı ülke. Güney Kore’ye 1990’ların sonunda yüksek hızlı internetin gelmesiyle, PC Bangs adı verilen, 24 saat açık oyun kafeleri her köşede mantar gibi bitmeye başladı. 

Karanlık, genellikle bodrum katlarında olan oyun kafeleri, önce oyun kültürünün merkezi haline geldi; ve nihayet gayriresmi oyun turnuvalarına en sahipliği yaptı.

2000 yılına gelindiğinde, Güney Kore’deki kablolu kanallar, dünyada bir ilke imza attı ve online oyun turnuvalarını yayınlamaya başladı. 

Geçtiğimiz yıl Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen bir ankete göre, e-spor oyunculuğu; Güney Koreli öğrenciler arasında atletizm, doktorluk, öğretmenlik ve dijital içerik yaratıcılığından sonra en popüler beşinci meslek. Öyle ki 2022 Asya Oyunları’nda e-spor kategorisine yer verilecek. 

Oyunlarda “Faker” ismini kullanan Lee Sang-hyeok gibi ülkenin en başarılı e-spor oyuncuları en az K-pop idolleri kadar ünlü ve servet sahibi. Koronavirüs salgınından önce bu oyuncuların hayranları; hem bir rock konseri platformunu ve hem de bir Amerikan güreşi stadyumunu andıran e-spor arenalarını tıka basa dolduruyordu. Salgından sonra ise milyonlarca insan, tıpkı önceden yaptığı gibi, onların canlı yayında oyun oynamasını izlemeye devam ediyor.

E-sporun cazibesine karşı koymak zor olabiliyor. Güney Koreli ebeveynler, çocuklarının oyun bağımlılığına bir çözüm bulabilmek için onları psikolojik danışmanlık kurumlarına veya rehabilite olabilecekleri eğitim kamplarına sürüklüyor.

Vicdani retçiler, Güney Kore’deki zorunlu askerlik hizmetinden muaf olmak istediklerinde, resmi makamlar bu insanların silah ve şiddet içerikli online oyun oynayıp oynamadıklarını araştırıyor. 

Oyun oynayan öğrencilerin notları düşüyor. Hatta bazı öğrenciler daha fazla oyun oynayabilmek için okulu bırakıyor. Ancak sadece bir avuç insan başarılı bir e-spor oyuncusu olma şansı yakalayabiliyor. 

Oyun oynamak Güney Kore’de birincil sosyal etkinlik olarak görülüyor. Fotoğraf: Ciaran O’Brien / CC BY

Kariyer Alternatifleri

League of Legends -Güney Kore’deki en popüler oyun- turnuvalarında yarışan, ülkedeki en büyük 10 sözleşmeli ve profesyonel e-spor takımı, toplamda sadece 200 oyuncuyu işe alıyor. Bu takımlara kabul edilmeyen oyuncuların ise yalnızca birkaç seçeneği var.

Okuldaki derslerinden düşük notlar almış -ve çoğunlukla lise diploması olmayan- bu oyuncuların çalışabileceği işlerin sayısı oldukça kısıtlı. Üstelik bazı Amerikan üniversitelerinin aksine, Güney Kore’deki okullar için e-spor becerileri, öğrenci kabul kriterlerinden biri değil.

Kaliforniya merkezli e-spor şirketi Gen.G, 2019 yılında Seul’de Gen.G Elite Esports Academy adlı bir okul kurdu. Akademinin program yöneticisi olan Joseph Baek, “yetenekli insanların çoğunun” e-spor alanında  olduğunu, bu yüzden oyuncuların Güney Kore’de karşılaştıkları zorluklara dikkat çekmek istediklerini söyledi. “Güney Kore hala e-sporun merkezi olarak görülüyor.”

Okul, Güney Koreli gençlere ve diğer öğrencilere nasıl profesyonel oyuncular olabileceklerini öğretirken bir yandan da yayıncı, pazarlamacı ve veri analizcisi olarak iş fırsatları yakalayabilmelerine yardımcı oluyor. Gen.G, bir eğitim şirketi olan Elite Open School ile birlikte, öğrencilerin Amerikan lise diploması alabilecekleri ve sadece İngilizce ders veren bir program daha tanıttı. Böylece öğrenciler, Amerika’da e-spor bursu alabilecekleri üniversitelere başvurabilecekler. 

Geçtiğimiz bir günün sabahında, ağızlarına maske takmış, üstlerine logolu tişörtler ve kapüşonlular geçirmiş öğrenciler, gözlerinden uyku akarken Elite Open School’un önünde dizildi. Columbia, M.I.T. ve Duke gibi Amerikan üniversitelerinin adı verilmiş sınıflara dağılıp İngilizce ve Amerikan tarihi gibi zorunlu derslere girdiler. İçlerinden bazıları, her sabah olduğu gibi o sabah da okula gelebilmek için iki saatini yolda geçirmişti. 

İngilizce öğretmeni Sam Suh “En çok onları uyanık tutmakta ve derse odaklanmalarını sağlamakta zorlanıyorum” diyor.

Ancak asıl iş öğleden sonra başladı. İki otobüse doluşan genç oyuncular, çoğunlukla evlerin olduğu bir yerleşim bölgesindeki gösterişsiz bir beton binaya girip zorlu geçecek bir başka eğitim seansına katıldılar. 

Daha önceleri Gen.G akademisine devam eden 22 yaşındaki Fransız Anthony Bazire, eğitim almak için Güney Kore’yi seçtiğini, çünkü dünyadaki en iyi oyunculardan bazılarının burada olduğunu söylüyor. Günümüzde, Leauge of Legends, Overwatch ve StarCraft 2 gibi oyunların turnuvalarında birincilik kazanan oyuncular çoğunlukla Güney Koreli. Bazire, “İnsanların sıkı çalıştığını gördüğün zaman sen de öyle çalışmak istiyorsun” diyor.

E-spor arenaları, ambiyansı ve görselliği ile gençlerin hayallerini süslüyor.

Aileleri Hayallere İnandırmak

Güney Kore’de bu alanda ilk açılan program olan Gen.G programı, bazı öğrencilerin ailelerini doğru bir kariyer seçtikleri konusunda ikna etmelerine bile yardımcı oldu.  

Kim Hyeon-yeong, 2019 yılında lise ikiye gidiyorken günde on saat Leauge of Legends oynuyordu. Bu dijital fantezi dünyasında başarı merdivenlerini bir bir tırmanırken e-spor yeteneklerini de geliştirdi. 2019’un yazında profesyonel bir e-spor oyuncusu olmaya karar verip okulu bıraktı. 

19 yaşındaki Kim, “Ailem buna tamamen karşıydı” diyor. “Kararımdan pişman olmayacağımı, çünkü e-spor oyuncusu olmanın, sahip olduğum her şeyi bir kenara atacak kadar istediğim tek şey olduğunu söyledim.

Kim’in 46 yaşındaki annesi Lee Ji-eun kahrından her gün yatağına kıvrılıp ağlıyordu; fakat oğlu ona şu soruyu sorduğu zaman ona destek olmaya karar verdi: Anne, benim yaşımdayken hayalin neydi? Hayallerine kavuştun mu?

Baba Kim, yıllık maliyeti 25.000 dolar olan Gen.G programını araştırdıktan sonra, eşini, oğlunun profesyonel bir e-spor oyuncusu olarak başarıya ulaşabileceği konusunda ikna etmek için akademiye getirdi. Genç Kim ise, bu yıl e-spor yetenekleri sayesinde Kentucky Üniversitesi’ne kabul alarak hayallerinin önündeki büyük bir engeli kaldırmış oldu. 

Fransız e-spor oyuncusu Bazire, mart ayında Gen.G’nin League of Legends takımına stajyer olarak katıldı. Bazire ve diğer stajyerlere, Seul’de paylaşacakları bir apartman dairesi, yemek, ve mütevazi bir maaş veriliyor. Günde 18 saate kadar çalışıyorlar; Bazire, bu sürenin Fransa’da tanıdığı diğer oyuncuların oyun oynayarak geçirdiği vakitten %60-70 daha fazla olduğunu söylüyor. 

Ancak stajyer olmak, sektöre ilk adımlarını atmaktan biraz daha fazlası anlamına geliyor. Stajyerler, profesyonel League of Legends oyuncularının yıllık ortalama 200 bin doların yanı sıra ödül parası kazandığı ve sponsorluk anlaşmaları yaptığı ana lige ulaşabilmek için ikinci ligi hızlı adımlarla geçmek zorunda.

E-spor sektörüne her yıl daha genç ve daha atik yetenekler katılıyor. Bu yüzden Güney Kore’deki e-sporcuların kariyerleri 26 yaşından önce, Koreli erkeklerin zorunlu askerlik görevine çağrılma stresini hissettikleri zamanlarda sona eriyor. 

E-spor yıldızı olmanın hayallerini kuran öğrenci Min-soo, e-spor arenalarının heyecan dolu havasını ilk kez orta okuldayken soludu. 2019 yılından beri her gün sabah altıda kalkıyor, otobüse ve trene bindiği iki saatlik bir yolculuğun ardından Gen.G akademisine geliyor. Eve 23.30’da vardıktan sonra biraz daha çalışıyor ve yatağa nadiren gecenin üçünden önce giriyor.

Nihayet bu yıl, profesyonel takımda stajyer olarak çalışabilmek için geçmesi gereken sınavlara girebilecek kadar yetkin olduğuna karar verildi. 

Min-soo, “E-spor oyuncusunun hayatı oldukça zor ve yalnız geçiyor, çünkü her şeyden vazgeçmemiz gerek – örneğin arkadaşlarınızdan” diyor. “Fakat benden mutlusu yok! Yapmaktan en çok keyif aldığım şeyi yapıyorum.

Kaynak: The New York Times

Çeviren: Bilge Çay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Beynimizin Öfke ile Olan Karmaşık İlişkisi

Teknoloji Şirketlerinin İkna Edici Tasarım ve Manipülasyon Teknikleri