, ,

Geeky Win WTF

Kişisel Ritüellerin Gücü – Beynimiz ve Davranışımız Üzerindeki Etkileri

Davranış bilimci ve zihinsel performans uzmanı Nick Hobson’dan beynimizin yükünü azaltmak için bilimsel öneri: Her gün en az 1 kez yerine getirdiğiniz, kendinize özgü bir pratiğiniz olsun.

Rafael Nadal’ın Tuhaf Ritüelleri

Gelmiş geçmiş en iyi tenis oyuncusu olarak görülen Rafael Nadal, pek çok ‘acayip’ ritüeliyle bilinir. Örneğin yanında daima 2 içecek taşır: Sporcu içeceği ve bir şişe su. Oyuncu, bu iki içeceği her defasında sahanın kenarındaki bankın önüne, etiketleri birbirlerine dönük ve kortun kendi oynadığı kısmına çaprazlama olarak konumluyor. Nadal bunu ‘’Kendimi oyuna yerleştirmenin ve etrafımı zihnimin ihtiyaç duyduğu düzene göre ayarlamanın bir yolu’’ olarak açıklamış. Bu tip atletik ritüellerin sayısız örneği vardır. Sadece profesyonel spor dünyasıyla da sınırlı değildir – performansın olduğu her yerde ritüellerden söz edebiliriz. Aslında, insanın olduğu her yerde ritüeller vardır. Biz ritüelci bir türüz. Bizler ‘homo ritualis’iz.

Ritüellerin Amacı ve Anlamı

Peki bu tuhaf hatta gülünç hareketleri bu kadar vazgeçilmez yapan nedir? Yüzeyde fuzuli, zaman ve emek ziyanı gibi görünürler. Basit bir ekonomik fayda / maliyet analizi bize, ritüellerin çok az fayda getiren ya da hiç fayda getirmeyen fırsat maliyetleri olduğunu söyler. Geleceğin gelişmiş ve tamamen otonom robotları, davranışlarımızı incelerken biz insanlara has bu ritüelistik eğilimlerin nedenini ve işlevini epey merak edecek.

Robotlar ve hiper rasyonel modeller bir yana, biz içten içe ritüllerin muazzam değere sahip olduğunu biliriz. Onlar, pek çok düşünürün de ifade ettiği gibi hayatımız için harika birer değer, anlam ve amaç kaynağıdır.

Ritüelin bir işlevi, duygularımızı ve performans davranışlarımızı düzenlemede oynadıkları önemli roldür. Onlar, daha hızlı koşmamıza, daha yükseğe sıçramamıza, daha derinlemesine düşünmemize ve daha hızlı çözüme ulaşmamıza yardım eder. Güncel bir araştırmaya göre cevap beyinde ve onun performans ve hata kaygısı ile başa çıkma becerisinde yatmaktadır.

Deneyim Testi

Nick Hobson ve araştırma ekibi, ritüellerin kaygıyı kontrol altına almaya ve beynin kişisel yenilgiye olan duyarlılığını en aza indirmeye yardımcı olarak daha iyi performans göstermemizi sağladığı varsayımını test etmek üzere çalışmaya başladı.

Araştırmalarında deney katılımcılarından 1 hafta boyunca her gün evlerinde bir ritüeli yerine getirmeleri istendi. Bu ritüel araştırma ekibi tarafından üretilen ve oldukça düzenli, tekrara dayanan bir dizi eylemden oluşuyordu. Eylemler (Nadal’ın şişe yerleştirme pratiği gibi) gerçek hayatta gördüğümüz ritüellere yakın olacak şekilde oluşturuldu.

1 hafta sonra katılımcılar beyin aktivitleri ölçülmek üzere laboratuvara alındı. Orada ölçüm için beklerken 2 aşamalı bir performans testinden geçtiler. Ilk aşama ritüel uygulamadan önce, ikincisi ise sonra gerçekleşti. Onlara bu görevde ne kadar hata yaparlarsa o kadar para kaybedecekleri söylendi. Katılımcılar performans testini alırken EEG makinesi ile beyin aktiviteleri ölçüldü – özellikle onlara para kaybettiren hataları yaptıklarında beyinlerinin cevabı dikkatle izlendi-. Bu şekilde performans kaygısı ve hata deneyimi ile ilintili sinirsel sinyal nokta atışı ile belirlenebildi.

Merak ettikleri ise şuydu: Ritüelleri uygulamak, hata anında beynin performans kaygısı sisteminin verdiği alarmı ‘’kapatmak’’ için yeterli olacak mıydı?

Ritüel ve Beynin Performans Kaygısını Azaltmak

Araştırmacılar ilk fikirlerini destekleyecek şekilde, beynin bir ritüeli tamamladıktan sonra, bu kişisel hatalara daha az aktivasyonla cevap verdiğini gördü. Bir başka deyişle ritüeller beyni, kişisel başarısızlıktan kaynaklanan olumsuz deneyime karşı yatıştırarak, hataya verilen kaygıya bağlı tepkide ‘duyarsızlaştırıyordu.’ Bu bulgu epey dikkat çekiciydi çünkü hatalar her zaman olur ve kaçınılmaz oldukları düşünüldüğünde, hatayla başa çıkma konusunda beynimize daha ölçülü ve dengeli şekilde yardım edecek sistemlere sahip olduğumuzu bilmek oldukça önemlidir.

Kişisel ritüeller burada devreye girer: Beynin kaygı alarmının susturulmasına ve çabalamamız gereken için daha fazla çabalamamıza yardımcı olabilirler.

Kişisel Bir Ritüel Oluşturmak

Ritüeller dünya çapındaki atletlerin kullanımına özel değildir. Hepimiz her gün, – çalışanlar, yöneticiler, takım arkadaşları ya da ebeveynler olarak – değişen ölçülerde ve biçimlerde ritüeller uygularız. Rolünüz ne olursa olsun, bir ritüele sahip olmak beyninizin hataya çok daha adaptif bir cevap vermesini kolaylaştırır. Zihinsel performansınızı yükseltmek, iş stresinizi azaltmak ya da genel anlamda ‘iyi hissetmek’ istiyorsanız, kişisel bir ritüel oluşturmanızda fayda olabilir.

Işte bazı tüyolar:

  • Güne bir ritüelle başlayın. Ritüeller sabahları özellikle önem taşır çünkü size taze bir başlangıç hissi sunarlar. Pek çok başarılı girişimcinin de sabahı ve dolayısıyla günü kazanmak için ritüellere başvurduğu bilinir. Başarıyla tamamlanan bir ritüel (günün ilk görevi) sonraki tüm görevler için size ihtiyaç duyduğunuz güveni verir.
  • Günü bir ritüelle noktalayın. Bunun ‘yansıtıcı’ nitelikte bir pratik olması en iyi seçenektir. Böyle bir ritüel günün geneline ve olaylarına dönüp bakmanıza ve işlerin nasıl gittiğini değerlendirmenize olanak sunar. Belki de en önemlisi ritüelinizin kesinlikle kişisel olmasıdır. Bu davranışlar her şeyle ilgili olabilir ve her şeyle yapılabilir – onu kişisel olarak anlam ifade edeceği şekilde oluşturun.
  • Ve unutmayın, ne kadar ‘tuhaf’ olursa o kadar etkili olur.

Kaynak: ThriveGlobal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Google’ın Azınlık Raporu: Arama Verisi

Hayat Boyu Öğrenmeyi Günlük Alışkanlık Haline Getirmek