in , ,

Türklerin Avrupa’ya İlk Göç Hikayeleri

”Göçmenlik bir ‘buğulu cam’ halidir. Ne sen dışarısını net olarak görebilirsin, ne de sana dışarıdan bakanlar içini tam olarak görebilir.”

“Bazen bir kilimin altıdır memleket; sırtını ona yaslar, aileni orada toplarsın. Anadolu’nun tanıdık bir çınarı gibi düşer gölgesi üzerine.”

Göçte geride kalan 50 yıl

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kalkınma sürecine giren Avrupa ülkeleri, azalan iş gücü nedeniyle, komşu ülkelerinden işçi talep etmeye başladı. Türkiye’de o yıllarda, hızlı nüfus artışı ve köylerden şehirlere göçle birlikte artan işsizlik nedeniyle Türkler, kitleler halinde anavatanlarını terk ederek, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç etmeye başladı. Geçtiğimiz 40 senede, özellikle Almanya’ya 3 milyon Türkün göç ettiği söyleniyor. Geride kalan 50 yılın ardından yıllarca Almanlarla aynı toplumda yaşayan Türklerin, tamamen farklı bir kültüre alışmaları elbette kolay olmadı. Anadolu’nun köy ve şehirlerinden göçerek bir ‘sanayi’ toplumuna yerleşen Türkler, her alanda karşılaştıkları problemlerini çözmek için ciddi bir emek sarfetti.

Yeşil Ford Taunus hazır! Memlekete doğru uzun ve yorucu bir yolculuk onları bekliyor. (1975-Hollanda)

Bir sosyal medya projesinden, kitaba uzanan yolculuk

Avrupa’ya göç eden milyonlarca Türkün hikayelerine dair Twitter ve Instagram hesapları üzerinden paylaşımlar yapan DiasporaTürk hesabı, kısa zamanda büyük ilgi gördü. Sosyal medya hesaplarının kurucusu Gökhan DumanGöç Vakfı’na verdiği röportajında,yaklaşık 2 yıl önce bu yolculuğa, göç ve göçmenlik konusuna ilgi duyan arkadaşlarıyla birlikte çıktığını dile getirdi. Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya gibi birçok ülkeden göçmenlerin kendileriyle gurbet fotoğraflarını ve hikâyelerini paylaşmaları üzerine, şu anda geniş bir arşive sahip olan Duman, Türkiye’nin bir göç toplumu olduğu, göç ve göçmenlik konusunun popüler kültürde işlenmesi gerektiği görüşünde. Gökhan Duman, ayrıca editörlüğünü üstlendiği ve 2 yılda hazırladığı “Göçüp Kalanlar” isimli foto-belgesel kitabında, Avrupa gurbetine yolu düşen Türklerin öykülerini, fotoğraflar aracılığı ile anlatıyor. Dünyaca ünlü sanatçıların 1964-1993 yılları arasında çektiği 61 fotoğrafın yer aldığı kitapta, çeşitli akademisyen ve gazetecilerin fotoğraflar hakkında yazdığı yorum ve hikâyeler de eşlik ediyor.

Kırmızılı göçmen kız… Yeni elbise, yeni ayakkabı; gurbette yeni umutlar (1979-Düsseldorf)

Gökhan Duman, BBC Türkçe röportajında, Türkler ve Almanlar arasında başlarda iyi başlayan diyaloğun, Türklerin sayısının artmaya başlamasıyla ırkçı cinayetlere kadar ulaşan bir ‘ötekileştirmeye’ dönüştüğünü vurguluyor.

İlk başta Türkleri bandolarla karşılıyorlardı ancak sayılar arttıkça yerli halkta ‘işimizi alacaklar mı’ diye bir kaygı başladı. Öyle olunca ilk baştaki samimi duygular yavaş yavaş ötekileşmeye başlıyor.

İşte hemen her gurbetçinin albümünde bulunan, hikayelerin aynı, yüzlerin farklı olduğu bazı karelerden seçmeler:

Kaynak: 1, 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dijital Habitat’ın Bir Haftası – Varan 2

Yeni Başlayanlar İçin VPN