, ,

Love OMG

Yetişkinlerde Akne Sorununa Yeni Açıklama

Pek çok ergeni ve yetişkini etkileyen bir musibet olmasına karşın sivilceler, bilim insanları tarafından tamamen anlaşılabilmiş değil. Yeni bir araştırma ise aknenin, bir bakterinin ciltte bulunma oranındaki dengesizlikten kaynaklanabileceğini ortaya koyuyor.

Sivilcelerin kıl köklerini etkileyen bir sorundan kaynaklandığı bilinse de, arkasında yatan temel neden tam olarak bilinmiyor.-du. DNA sıralama yöntemi sayesinde kimimize hayatı dar eden sivilceler de, gelecekteki insanların anlamakta güçlük çekeceği acayip sorunlarımızdan biri haline gelebilir.

İyi ve kötü bakteriler

Her cilt, mikrobiyom olarak bilinen bir bakteri topluluğuna ev sahipliği yapar. (Mikrobiyomlar – duş başlığınız dahil – her yerdedir) Derisel mikrobiyomlar arasında bulunan ‘Propionibacterium acnes’ türü ise özel olarak sivilce oluşumu ile ilişkilendirilir. P. acnes’in, sağlıklı deride de yaygın şekilde ve yoğun olarak bulunabilmesi akneye sebep olanın o olup olmadığı, oluyorsa da ne şekilde olduğu gibi meseleyi karmaşıklaştıran sorular doğuruyor.

Magnification: 23,000x at 70mm.

Mikrobiyoloji Topluluğu’nun İskoçya’nın Edinburgh kentinde düzenlenen yıllık konferansında, bu bakterinin kolaylıkla fark edilmeyen genetik farklılıklara sahip 2 farklı türden geldiğini gösteren araştırma sonuçları açıklandı. Araştırmacılar, sivilce sorunu yaşamayan kişilerin cildinde bulunan P. acnes bakterisinin, cildi kolonize etmesine engel olan genetik özelliklere sahip olduğunu düşünüyor. Akne sorunu yaşayan kişilerin ciltlerinde ise hastalık yapıcı genlere sahip P. acnes oranının yüksek olduğu, bu bakterinin özelliklerinin, cilde zarar veren ve iltihaplanmaya sebep olan bakteriyel toksinin üretilmesinde ve yayılmasında etkili olduğu düşünülüyor.

Tedavide yeni yaklaşımlar

Araştırmacılar bu farklılıkları, gözenek temizleyici yapışkan bantlardan sağladıkları kıl kökü örneklerini inceleyerek keşfetti. Akne sorunu yaşayanlar ile yaşamayanlardan alınan örnekleri DNA sıralama yöntemi ile karşılaştırdıklarında P. acnes’in bir türünü sivilce sorunu ile ilişkilendirebildiler. Bunun üzerine süreci tersine çevirip örnekleri sıralayarak akneli bir cilde ait olup olmadıklarını hatasız bir şekilde tahmin edebildiler.

Şimdilik araştırma sadece konferansta sunuldu ve henüz hakem denetiminden geçmiş değil. Ancak söz konusu bulgular, geçerli olmaları durumunda, akne tedavisi için yepyeni bir yöntemin önünü açma potansiyeline sahip.

Mevcut tedavi yöntemleri antibiyotik kullanımına dayanıyor ve zararlı faydalı ayrımı gözetmeksizin ciltteki tüm bakteriyi öldürüyor. P. acnes’in bir türünün aslında faydalı olduğu bilgisi, sağlıklı bakterinin üremesini destekleyecek probiyotiklerin de dahil olabileceği, hedefe yönelik tedaviyi mümkün kılıyor. Benzer şekilde bakteriyofaj – belli bakteri türünü yok edebilen virüs – yardımıyla zararlı bakterinin temizlenmesi de olası yöntemler arasında sayılabilir.

Bakterilerimizi yönetmek

Kısacası yüzümüzde yaşayan bakteri topluluğunu topyekün öldürmeye çalışmak yerine, onları mikrobiyal ölçekte bir hayvanat bahçesi sorumlusu gibi yönetmek daha mantıklı olabilir. Kulağa tuhaf gelse de, mikropların bizi nasıl etkilediği anlaşıldığında, yüzümüzdeki bakteriyi özenli şekilde ıslah etmek sağlıklı bir cilt için mütevazı bir bedel bile sayılabilir.

Kaynak: Vice

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İntihar Kültünün 90’lardan Kalma Web Sitesi

Yedimizde Neysek Yetmişimizde de O Değiliz