, , ,

Sosyal Medyanın Genç Beyinler Üzerindeki Etkisi

13 – 18 yaş arası 32 genç katılımcı ile yürütülen ve Psychological Science dergisinde yayınlanan çalışma, gençlerin beyinlerinin sosyal medyayı kullandıkları sırada fMRI teknolojisi ile görüntülenmesine dayanıyor.

Gençler ve sosyal medya arasındaki ilişki modern bir aşk hikayesidir – çoğunlukla etle tırnak gibi ayrılmaz, inişli çıkışlı ve acıklı… Sosyal medya, hala oldukça yeni bir platform ve hakkında öğrenilecek çok şey var. Sosyal medyayı ve onun gençler üzerindeki etkisini daha iyi anlayabildiğimizde, gençlere sosyal medyayı kendilerini geliştirmek için nasıl kullanabilecekleriyle ilgili daha fazla yardımcı olabiliriz ve olabildiğince sağlıklı ve mutlu yetişkinlere dönüştüklerini görebiliriz.

Bulguları Psychological Science dergisinde yayınlanan bir araştırma kapsamında, sosyal medya kullandıkları sırada gençlerin beyinleri incelendi. Bazı gelişmiş teknolojiler ve sosyal medyanın gençlerin yerinde durmasını sağlayan büyülü dünyası sayesinde, bir takım dikkat çekici bulgular elde edildi.

Ama önce araştırma:

Çalışmaya 13-18 yaş arası 32 genç katıldı. Kendilerine, Instagram benzeri ancak daha küçük bir sosyal ağda yer alacakları söylendi. Gençlere bilgisayar ekranında 12 dakika boyunca kendi yükledikleri 40 fotoğraf da dahil olmak üzere 148 fotoğraf gösterildi. Bu fotoğraflara baktıkları sırada, beyin faaliyetleri, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanılarak analiz edildi. Her fotoğrafta, fotoğrafın aldığı beğeni sayısı da gösterildi. Gençlerin bilmediği şey, o beğenilerin gerçekte çevrimiçi ‘arkadaşlar’ tarafından değil, araştırmacılar tarafından oraya konulduğuydu. (Araştırmacılar deneyin sonunda beğeni sayılarına kendilerinin karar verdiğini katılımcılara açıkladılar.)

Araştırmanın diğer bir kısmı, gençlerin olağan (yiyecek ve arkadaş resimleri) ve tehlikeli (sigara, alkol ve provokatif kıyafetli gençlerin resimleri) fotoğraflara bakmalarını içeriyordu. Gençlerin bu fotoğraflar için ‘beğen’ butonuna tıklayıp tıklamamaya karar vermeleri gerekiyordu. Çalışmanın bu kısmı, verilen kararlar üzerindeki arkadaş etkisini inceledi.

Gençler ve Sosyal Medya – Bulgular

Beğeniye Kim ‘Hayır’ Diyebilir?

Gençler, fotoğraflarının yanındaki ‘beğeni’ sayılarının arttığını gördüklerinde, beynin ödül merkezinin bir bölümü -nucleus accumbens- aydınlandı. Beynin bu bölgesi, çikolata yediğimizde ya da para kazandığımızda da harekete geçer. İstediğimiz bir şeyi aldığımızda, nucleus accumbens, davranışı pekiştirmek için dopamin salgılar. Dopamin bir nevi, ‘bu benim olmalı’ kimyasalıdır. Dopamin salgısı öyle iyi hissettirir ki, bunu tetikleyen şeyi yapmayı sürdürmekten kendimizi alıkoymamız güç olur. Gençler açısından, bir fotoğrafta artan beğeni sayısıyla ortaya çıkan dopaminin tadına doyulmaz etkisi, kendilerini iyi hissettirecek bir sonraki sosyal medyanın peşine düşmeleri için yeterli olabilir.

Aidiyet Duygusunun Dönüşümü

Gençler beğenilerin arttığını gördüklerinde, beynin sosyal beyin olarak bilinen bölgeleri ve görsel dikkatle bağlantılı bölgeleri de harekete geçer. Bunun iyi bir sebebi var ve bu sebep ergenlik döneminde beyinde meydana gelen büyük değişimlerle ilgili: Ergenliğin önemli bir gelişimsel amacı da, aile grubundan nazikçe uzaklaşıp (her zaman nazikçe olmasa da!) akran grubuna doğru kaymanın sağlanmasıdır. Sosyal medya, akran ilişkilerini güçlendirmek, ait olunabilecek bir yer bulmak ve bu yere ait insanlarla tanışmak için fırsatlarla doludur.

Bunu Kimler Beğenmiş?

Araştırmacılar ilginç bir bulguya daha ulaştı: Gençler bir fotoğrafı beğenip beğenmeyeceklerine karar verirken, fotoğrafın hali hazırda sahip olduğu beğeni sayısından büyük ölçüde etkilendi. Gençler, fotoğrafın olağan, tehlikeli ve hatta kendi fotoğrafları olup olmadığına bakmaksızın, beğeni oranı yüksek olan fotoğrafları beğenmeye eğilim gösterdiler.

“Gençler, akranlarının birçoğu veya birkaçı tarafından onaylandığına inandıkları zaman bilgiye farklı şekilde tepki gösterir, bu akranlar yabancı olsa bile.”

Lauren Sherman, Beyin Haritalandırma Merkezi ve Kaliforniya Üniversitesi Çocukların Dijital Medya Merkezi’nde araştırmacı, başyazar.

Bütün Bunların Gerçek Hayattaki Karşılığı Ne?

Sosyal medya, gençlerin ergenlik döneminde ilerlemesine yardımcı olarak önemli ve sağlıklı bir rol oynayabilir, fakat dış dünyaya adım atmaları açısından sorun yaratacaktır. Bu ergenliğin olağan bir parçası. Bütün bunlar bizim için de geçerliydi ama yalnızca sosyal medya şeklinde değillerdi. Çözüm, farkındalık ve bilgiden geçiyor. (Her zaman öyle değil midir?) Gençlerin gelişimsel amaçlarına yönelik eylemlerini ve karşılamaları gereken ihtiyaçlarını anlamak, sosyal medyanın tehlikelerini daha kolay gözlemlememizi ve yararlarını daha kolay kabul etmemizi sağlar.

1. Bağlanma İhtiyacı

Ergen beyni akranlarıyla bağ kurmak için ciddi ölçüde donatılmıştır. ‘Beğeniler’ bir sayıdan daha fazlasını ifade eder – onlar, grup tarafından kabul edilme, dahil olma ve onaylanma göstergesidir. Bu, kolayca yönetilmeleriyle ya da kendi akıllarına sahip olmamalarıyla ilgili değildir. Kesinlikle bununla ilgili değildir. (Bazen sizleri ve dünyayı sorgulama eğilimleri, bağımsız düşünebilme kapasitelerinin başarıyla geliştiğinin kanıtıdır.) Bu, nereye ait olduklarını ve dünyada nasıl bir yere sahip olduklarını bulmaya çalışmalarıyla ilgilidir. Hepimiz bir yere ait olma gereksinimi duyuyoruz. Tabii ki bir parçaları her zaman evlerindeki aidiyet duygusunun sıcaklığını hissedecek ama bu, dünyada nasıl bir yere sahip olduklarıyla- kim olduklarıyla, kimle özdeşleştikleriyle ve ne yaptıklarıyla – da ilgilidir.

Sosyal Medya Nasıl Yardımcı Olabilir?

Ergenlik döneminde, gençler genellikle yeni arkadaşlıklar kurmaya ve akranlarıyla bağlarını derinleştirmeye çalışacaklardır. Gençlerin ergenlik döneminde kurdukları ilişkiler, yetişkinliğe geçiş döneminde mükemmel bir destekleyici olabilir. Araştırmalar gösteriyor ki, bu ilişkiler yaşam boyu iyilik ve mutluluğun güçlü bir ön göstergesidir.

Sosyal medya, arkadaşlıklarını sürdürmelerini ve onlar için en uygun koşul ve zamanlamalarla birbirlerine bağlanmalarını kolaylaştırır. Aynı zamanda sınırları da genişleterek, ait hissedecekleri bir yer bulmaları ihtimalini artırır. Aksi halde soyutlanmış ya da yalnız hissedebilen gençler, aynı kafada oldukları birini bulabilir ve yaşamlarını zenginleştirip normalleştirebilirler. Evrimsel bir bakış açısına göre, insanlar bir gruba dahilken her zaman daha güvende hissederler. Sosyal medya gençlerin, bir grubun parçası olduklarını hissetmeleri ve yeni şeyler deneme konusunda yeterince güvende hissetmeleri için, mevcut durumu sorgulamaları ya da kendi kimliklerini oluşturmaları için fırsatlarını genişletir.

Güvende Kalmalarına Yardım Eder

İnsanlarla ilişki kurmaları ve onlara nasıl davranmaları gerektiğini öğrenmeleri için her fırsatta onlara alan tanıyın. Kimlerle arkadaşlık kurup kimlerden uzak durmaları gerektiğini görmeliler. En önemli şey, onlarla iletişim halinde kalmaktır. Gençler her zaman tavsiyenizi istemez, ancak bazen de gerçekten buna ihtiyaçları vardır. Eğer sizinle iletişim kuramayacaklarını hissederlerse, onlara sağlayabileceğiniz bilgi ve tecrübeden asla faydalanamazlar. Yapabildiğiniz oranda, verdiğiniz tavsiyelerin onların kontrolünde olmasına izin verin.

Onaylamadığınız arkadaşları olabilir, ama kibarca yol gösterin. Siz o arkadaşları hakkında istenmeyen nasihatler verdikçe, onlar sizin yanıldığınızı daha çok kanıtlamaya çalışacaklardır. Ergenliğe girdiklerinde, kiminle zaman geçirecekleri konusunda kontrolümüz sınırlıdır ama buna etki edebiliriz. Bunu yapmanın en iyi yolu, gerçekten danışmak istedikleri biri olmaktır – güvenilir, yargılamayan, eleştirmeyen, sıcak ve yardıma hazır. Ne zaman tavsiyede bulunacağınızı ve ne zaman geride duracağınızı anlamak bazen kolay olacaktır ancak geri kalan zamanlarda sırtınızda bir çuval tuğla ile yokuş yukarı yürüyor gibi hissedeceksiniz. Gençler de diğer insanlardan farklı değil. En iyi tavsiye bile yanlış bir şekilde söylenirse ya da insanlara kendilerini aptal gibi hissettirirse göz ardı edilir.

2. Her Şeye Gücü Yeten Arkadaş Etkisi

Araştırma, ergenlik döneminde arkadaşların akıl almaz ikna yeteneği konusunda uzun zamandır bildiklerimizi doğrulamaktadır. Arkadaşlar, gençler üzerinde kuvvetli bir etkiye sahiptir. Bu etki her zaman paylaşılan deneyimlerden ya da yakın ilişkilerden kaynaklanmak zorunda değildir. Gençler birbirlerini ne kadar iyi tanıyıp tanımadıklarına bakmaksızın sosyal medya ‘arkadaşlarından’ da etkilenirler. Gerçek hayatta tanıdıkları arkadaşlarının gençler üzerinde etkisi muhtemelen daha fazladır.

“Çalışmada, kişiler onlar için bir grup sanal yabancıydı ve yine de arkadaş etkisine tepki veriyorlardı: onaylanma istekleri hem beyin düzeyinde, hem de beğenmeyi seçtikleri fotoğraflarda kendini belli ediyordu. Gerçek hayatta gençler önemsedikleri insanların beğenilerine bakarken, bu etkinin daha da büyüyeceğini düşünmeliyiz.”

Mirella Dapretto, Kaliforniya Üniversitesi Semel Nörobilim ve İnsan Davranışları Enstitüsü’nde Psikiyatri ve Biyodavranışsal Bilimler Profesörü

Bu bizi yine grup ve aidiyet ihtiyacına geri götürür. Gruplar dayanışmayla güçlenir. Bir gruba bağlanma ve dahil olma hissi, mevcut duruma ve kişilere destek olarak sağlamlaştırılır.

Bu yeni bir şey değil. Gençlerin takip ettiği bir kuvvet ve dürtü hep olmuştur. İradesi en kuvvetli genç bile, arkadaşlarının yaptıklarından etkilenebilir. Bu her zaman çoğunluğun peşinden gitmek anlamına gelmez, ama genellikle biriyle birlikte hareket etmek anlamına gelir. Sosyal medya, bu birlikte hareket edilecek kişiyi bulmayı kolaylaştırır. Kenarda duran gençler bile yanlarında deneyimlerini paylaşacakları biri varsa, akıntıya karşı geldiklerinde yalnız veya güvensiz hissetmez.

Sosyal Medya Nasıl Yardımcı Olabilir?

Sosyal medyada sağlıksız davranışların bulaşıcı olabilmesi gibi, sağlıklı, güçlendirici davranışlar da yayılabilir. Gencin akranları olumlu ve sağlıklı davranışlar sergiliyorsa, sosyal medya bunu göz önüne çıkarabilir ve gençler için bu davranışları gözlemleyerek etkilenme şansı yaratır.

Güvende Kalmalarına Yardım Eder

“Beğeni” fenomeninden önce, insanların ne düşündüğü hakkında daha az muhakemeye ihtiyaç duyulurdu. Geçmişte, başkalarının düşündükleri, özellikle yakın çevrede olmayan gençler için genellikle bir tahmin oyunuydu. İnternetteki beğeniler ise daha farklı. Daha az belirsizlik söz konusu. Beğeni sayıları, neyin sevilip neyin sevilmediğini ve bir gruba dahil olmak ya da bağlı hissetmek için ne yapılması gerektiği anlamayı kolaylaştırır.

Akranları ile “aynılık” hissetme gereksinimlerinin farkında olun ve eğer yapabiliyorsanız, biraz farklı veya rahatsız hissettirse bile bunu destekleyin. Akran baskısı her açıdan hissedilir – giymek istedikleri kıyafetler, dinledikleri müzikler, saç şekilleri, yedikleri yiyecekler, siyasi görüşleri, takip ettikleri trendler…

Akran baskısı her zaman zararlı değildir ve aslında çok sağlıklı da olabilir. İnsanlık için öne çıkan en büyük adımlardan bazıları (barış protestoları, kadınlar için eşitlik), dünyayı sorgulayan ve kendilerini desteklemeleri için arkadaşlarını etkileyebilen gençler tarafından atılmıştır. Akranlarıyla bağlantı kurma ihtiyaçlarını ne kadar fazla desteklerseniz, zamanı geldiğinde size doğru gelmeyen bir durumda geri adım atmaları konusunda üzerlerinde daha fazla etkiye sahip olabilirsiniz.

3. Tehlikeli Davranışlara Yönelim

Çalışmadaki gençler daha tehlikeli fotoğraflara baktıklarında, karar verme ve bilişsel kontrolle ilişkili beyin bölgeleri daha az harekete geçti. Bu alanlar davranış eğitmenleri gibidir – bazı davranışları frenler, bazı davranışlara ise yeşil ışık yakar. Bu alanlarda daha az faaliyet olduğunda, kötü kararlar ve tehlikeli davranışlar daha olasıdır. Bu durum da yine ergenlik ile gerçekleşen beyin değişiklikleri ile açıklanabilir. Beynin ödül merkezindeki artan değişiklikler, gençleri yeni şeyler deneme isteğiyle gelen ‘üst sınırı’ aramaya iter. Bu aynı zamanda hayatı cesur ve yaratıcı bir şekilde deneyimlemeye ilham verebilir, ki bunu gözlemlemek harika bir duygudur. Bu ayrıca onları, dünyayı tanımanın ve gözlemlemenin yeni yollarını aramaya itecektir. Ancak bunun bariz bir dezavantajı var; “yenilik üst sınırı” arayışlarında kendilerini riskli ve tehlikeli durumlara sokmaya karşı savunmasız olurlar.

Sosyal Medya Nasıl Yardımcı Olabilir?

Sosyal medya kendi içlerindeki ‘kıvılcımı’ bulmalarına yardım edebilir – bu, onlara “yenilik üst sınırı” için fırsatlar sunacak olan şeydir. Diğer insanların neler yaptığını gözlemleyebilirler – çevrelerindekiler ve çevrelerinde olmayanlar – ve bu davranışlardan ilham alabilirler. Kıvılcımları bir spor dalı, etkinlik, grup, farklı bir dünya görüşü veya hayat dolu ve süslü yollarda kendilerini sorgulatacak, tamamen umulmadık bir şey olabilir.

Ancak Dikkatli Olmakta Fayda Var!

Bir grupta gelişebilen güvenlik duygusu, gençlerin kendi başlarına yapamayacakları şeyleri yapmasına da neden olabilir – tehlikeli şeylerde olduğu gibi. Grubuna daha fazla bağlı hissetme fırsatı baş döndürücü bir şekilde baştan çıkarıcı olabilir ve onlara karakterden ve duyarlılıktan uzak çılgınca şeyler yaptırabilir.

Böyle bir durumda, yaptıkları şeyin onlar için neden önemli olduğunu anladığınızı bilmelerini sağlayın – arkadaşlarıyla birlik olma ihtiyaçları, bir grubun içinde bir şey yaptıklarında hissettikleri yüksek güven duygusu, risk almalarıyla gelen heyecan duygusu. Onları anladığınızı bilmeleri gerek. Anlamak, onaylamak demek değildir. Bu, üzerlerindeki etkinizi ve anlaşılma ihtimalinizi artırmak için orta yolda buluşmak anlamına gelir. Onlarla riskler hakkında konuşun ve benzer durumlarda, yanlış giden bir şeyler yaşadıysanız onlarla paylaşın. İşin zor kısmı, onlara kendilerini utanmış ya da yargılanmış hissettirmemek. Böyle bir şey hissederlerse onları kaybedersiniz – en azından sonraki sohbetinize kadar. Elbette, bazen ne kadar şefkatli konuşursanız konuşun, yine de bu şekilde hissedebilirler. Eğer bu olursa olaylar soğuyana kadar bekleyin ve tekrar deneyin. Ve derin bir nefes alın. Bazen yapabileceğiniz tek şey budur.

4. Dünyayı ve Dünyadaki Yerlerini Keşfetme

Ergenlik döneminde gençler, dünyayı ilginç ve farklı şekillerde düşünmeye başlama konusunda daha büyük bir kapasiteye sahiptir. Dünyada var olmanın ve mevcut durumlarını sorgulamanın yeni yollarını buluyorlar – sosyal medya da bunu yapmalarına yardımcı oluyor.

Sosyal Medya Nasıl Yardımcı Olabilir?

Sosyal medya gençlere, gerçek hayatta elde edemeyecekleri bir ses ve varlık kazandırabilir. İnternet arkadaşlıklarının sağlıklı olması koşuluyla, sosyal medya onlara, büyüdükçe oldukları kişiyi deneyimleyip geri bildirim vermek ve almak için zengin bir alan sunabilir.

Ancak Dikkatli Olmakta Fayda Var!

Dünyayı ve kendilerini algılamanın yeni yollarını aramak, gençlerin, gerçekte kim olduklarını ve nereye uygun olduklarını merak etmelerine yol açabilir. Bu, onları internetin tozlu köşelerinde yaşayan dar görüşlü ve alçak kalpli insanların eleştiri veya yargılamalarına karşı savunmasız hale getirebilir.

Herkesin en iyi halini öne çıkaran sosyal medya, karşılaştırma yapmayı neredeyse kaçınılmaz kılıyor. Bu, ‘günlük yaşam’ adı altında öne çıkardıkları bolca düzeltilmiş, son derece parlatılmış görüntülerle tamamen normal, günlük yaşamlarını karşılaştırmaya sürüklenen gençler için bir krize yol açabilir.

Onları Güvende Tutmak İçin Neler Yapabiliriz?

Bunun yolu, yardıma hazır olmak ancak müdahaleci olmamak. Kontrol etmek için değil etki etmek için çabalayın. Yapabileceğiniz her an onlara, kim olduklarını deneyimlemeleri, sizin fikirlerinizden çok farklı olsa bile fikirlerini ve dünya görüşlerini söylemeleri için alan tanıyın. Siz oldukları kişiyi ve düşünme şekillerini kabul ettiğinizi ne kadar çok gösterirseniz (her zaman aynı fikirde olmasanız bile) kendi öz kabulleri o kadar fazla gelişir. Bu, internet üzerinden kabul görme ihtiyaçlarını ve hayatları boyunca sosyal medyada kendilerini aşırı öne çıkarma gereksinimlerini sınırlayacaktır.

Ve Son Olarak…

Sosyal medya, gençlerin fikirleri, yaratıcı keşifleri veya dünya görüşleri için destek, rahatlık ve bir çıkış yolu bulmalarına yardımcı olabilir. Onlara, sizden ayrı yeni bir kişilik ve var olma şekliyle kendilerini keşfetmeleri ve denemeleri için alan tanıyın, ancak onları güvende tutacak kadar yakın kalmaya çalışın. Asıl önemli olan, liderliği ele geçirmelerini sağlamak. Eğer bu onlara zarar vermiyorsa bırakın devam etsinler. Bu, küçük şeyleri kafaya takma zamanı değil – bu konuda kafaya takacak bol miktarda büyük şeyler olacak.

Akranlarıyla bağlantı kurma ihtiyaçları bazen onları katı bir hale getirebilir, ancak bu ergenlik çağından geçen, sağlıklı ve bağımsız bireyler olma yolundaki gençler için normal ve önemli bir dönemdir. Ergenlik süreciyle beraber çocukluktan yetişkinlik dönemine geçiş uzun vadeli bir plandır ve bu yol düz olmayacaktır. En büyük gelişim genellikle eğri büğrü yollarda ve yokuş yukarı tırmanışlarda meydana gelir.

Kaynak: HeySigmund

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Klasikleşmiş Psikoloji Deneyleri Çürütüldüğünde

Sınav Stresi Ölüm Kalım Meselesine Dönüştüğünde