, , , , ,

Ekranların Hakimiyetinde Anne ve Babalık – Uzmanlar Ne Yapıyor?

Çocukların, ev ortamında teknoloji ile kuracakları ilişkiyi düzenlemek, kullanım alışkanlıkları için sağlıklı sınırlar çizebilmek günümüz anne ve babalarının gündemlerinden biri. Peki medya ve çocuk konusunda uzmanlaşmış ve aynı zamanda ebeveyn olan profesyoneller bu işleri nasıl hallediyor?

Günümüzde anne ve babalar, ekran süresini sınırlandıran kurallar belirlemek konusunda güçlük çekiyor.

Bunun bir nedeni referans alınacak rol modellerin olmayışı. iPad kullanımı konusunda yol gösteren bir atasözü ya da deyim yok. Bu çok yeni bir mesele.

Ancak çocuklar ve medya konusundaki uzmanlaşmış profesyonellerden bazıları aynı zamanda ebeveyn. Biz de onlara evde ekran süresini sınırlandırmak için uyguladıkları kuralları sorduk.

Hiçbiri kendini mükemmellik timsali olarak görmese de, kendi araştırma konularında odaklandıkları önceliklerin, evdeki önceliklerle gösterdiği tutarlılık ilgi çekici.

Bir Pediatristin Kuralları

Dr. Jenny Radesky, Amerikan Pediatri Derneği’nin medya ve çocuklar konusundaki güncel rehberinin yazarlarından biri. Aynı zamanda iki çocuk annesi olan Radesky ‘’Teknolojiyi dışlayan bir aile değiliz’’ diyor.

Kendisi de, eşi de sürekli TV izleyerek ve video oyunları oynayarak büyümüş. ‘’Büyük ekran bir televizyonumuz ve akıllı telefonlarımız var. Eşim bu konularda çok iyi. Akıllı cihazları her zaman mutfak tezgahının üzerindedir ve çalmadıkça onlara bakmaz bile. Fakat nöbetim varsa benim bildirimlerim açık olur. Böylece acil bir durumda ulaşılabilir olurum.’’

Çocuklar okula başladıklarından beri ‘’hafta içi medya araçlarını kullanmama’’ kuralı geçerli. Yemek zamanı ve uykudan önce tüm cihazlardan uzaklaşılıyor. Cuma akşamları tüm aile üyelerinin dahil olduğu bir film gecesi düzenliyorlar. Bu, Radesky’nin araştırmasında ‘’birleştiren medya katılımı’’ olarak geçen modelin bir örneği. Bu modeli en basit haliyle ‘’ekran zamanını paylaşmak’’ olarak ifade edebiliriz.

Hafta sonları ise çocukların çizgi filmler izlemesi, uygulamalar kullanması ya da Minecraft gibi oyunlar oynaması serbest. Fakat zaman sınırı koymakla yetinmiyor ve özellikle en büyük çocuklarını video oyunlarına verdiği tepkiler ve çevrimiçi ortamda ulaştığı bilgilerin güvenilirliği konusunda farkındalık geliştirmesi için destekliyorlar. Örneğin, oyun oynarken bir şeyler satın alması için nasıl yönlendirildiğine dikkat çekiyorlar.

Bir Uyku Araştırmacısının Kuralları

Lauren Hale, New York’ta bulunan Stony Brook Üniversitesi’nde çalışan bir uyku araştırmacısı ve 10 yılı aşkın süredir yürüttüğü araştırmaların sonuçlarını şu şekilde özetliyor:

‘’Çocuk olsun, yetişkin olsun ekrana bakan herkesin, yüzüne oldukça yakın bir kaynaktan gözlerine yansıyan parlak ışık sebebiyle uyku saati gecikmeye ve aksamaya başlıyor. Uykuya dalmak daha uzun sürüyor, uyku kalitesi düşüyor ve uyku halinde geçirilen süre kısalıyor.’’

Hale de iki çocuk annesi ve şu kurallarda son derece katı: Uykudan 1 saat önce ekran saati bitiyor, yatak odalarına cihaz girmiyor ve cihaz kullanımı asla uykuya hazırlık rutinlerinden biri olmuyor. İşe yarıyormuş gibi görünüyor – Hale, çocuklarından birinin 4 yaşındayken, anneannesine ‘’Yatağa girmeden hemen önce ekrana bakmamalısın çünkü ekranlar beynine uyanık kalmasını söyler.’’ uyarısında bulunuşuna tanıklık etmiş.

Obezite Uzmanının Kuralları

Kanada Çocukluk Çağı Obezitesi Vakfı’nın kurucusu olan çocuk hastalıkları uzmanı Tom Warshawski,  ebeveynleri, medya sürelerinde kısıtlamaya gitmeleri yönünde bilgilendirme girişimlerinde aktif olarak yer alıyor.

Önerilerini ‘’5 – 2 – 1 – 0 formülü’’ olarak açıklıyor: Günde 5 porsiyon meyve ve sebze yemek, 2 saatten fazla ekran kullanmamak, 1 saat fiziksel aktivite yapmak ve şekerli içecekler kullanmamak.

Kendisi gibi çocuk doktoru olan eşinin evde uyguladığı medya kullanımı kuralları ise şöyle açıklıyor: ‘’Hafta içi TV zamanını ev ödevleri bittikten sonra 1 saat olacak şekilde kısıtladık. Video oyunlarını ise tamamen dışladık, kızımın buna bir itirazı olmadı ancak oğlum bunu aşırı derecede baskıcı ve haksız bir uygulama olarak görmüştü. Sonra boyun eğdi. Neticede ikisi de bizlere bu kurallarımız için teşekkür etti.

Bir Medya ve Şiddet Araştırmacısının Kuralları

Iowa State Üniversitesi’nde profesör olan Douglas Gentile, neredeyse yetişkin olan iki çocuğa sahip. Çocuk oldukları dönemde Amerikan Pediatri Derneği’nin rehberlerine mümkün olduğunca sadık kaldığını ifade ediyor: ‘’İlkokul çağında günde 1 saat, daha sonraki yıllarda ise günde 2 saat medya zamanı… Fakat ben zamandan ziyade içerik konusunda katıydım.’’

İçerik konusunda başkalarının değerlendirmelerine güvenmeyen Gentile, çocuklarının izleyeceği bir şeyi önce kendisi izlemeyi tercih ediyormuş. Harry Potter kitap serisinin sıkı takipçisi olan çocuklar, filmler vizyona girdiğinde DVD’lerinin çıkmasını beklemek ve korkutucu kısımları hızlıca atlayarak izlemek zorunda kalmışlar.

Fakat kuralcı bir baba olmanın ironik bir şekilde geri teptiği zamanlar da olmuş. Büyük bir Star Wars fanı olan Gentile için rollerin değiştirildiği kaçınılmaz an gelip çatmış:

‘’İlk film çıktığında 13 yaşındaydım. Kızım 10 yaşına gelene dek onunla bu çok özel filmi paylaşmak için bekledim. Ama o an geldiğinde bana ‘’Hayır. Tek yaptıkları şey savaşmak.’’ dedi. Ben ısrarcı olunca tekrar ‘Hayır baba’ dedi.

Gentile gönülsüzce de olsa mesajı almıştı: ‘’Bir film sadece insanların kavgası hakkındaysa, bu film onu mutlu etmeyecektir, bundan keyif almayacaktır. Dersini iyi öğrenmiş.’’

Kaynak: nprEd

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dedikodunun Cazibesi

3. Olimpos Gökyüzü ve Bilim Festivali’ne Geri Sayım