,

Angry Cute Geeky Love OMG Win WTF

Duygusal Zekaya Sahip Kişilerin Öne Çıkan 4 Özelliği

Şirketler duyguları yönetmek, etkili iletişim, empati yeteneği, zorlukların üstesinden gelme, stres yönetimi konulu eğitimlere her yıl ciddi bütçeler ayırıyor. Hedefleri, duygusal zekaya sahip çalışan sayısını yükseltmek. Peki duygusal zeka neden bu kadar önemli?

Yakın tarihli bir raporda, küresel şirketlerin üst düzey insan kaynakları çalışanlarına, çalışanların 2020 yılına kadar geliştirmesi gereken 10 iş becerisi soruldu ve listenin birincisi duygusal zeka oldu. Uzmanlar duygusal zekanın, teknik yeteneğin yanı sıra, iş başarısının önemli bir belirleyicisi olduğunu öne sürüyor. 2011’de 2 bin 600’den fazla ABD’li insan kaynakları uzmanı ile yapılan Kariyer Gelişim anketi, yüksek IQ’ya sahip çalışanların yüzde 71’inin ayrıca duygusal zekaya da sahip olduğunu ortaya koyuyordu. Duygusal zekanın belirleyici olduğu bir ekip oluşturmak için duygusal zekayı nasıl tanıyacağınızı bilmeniz gerekir. İşe 4 adımlı bu basit rehberle başlayabilirsiniz!

1. Şeffaflık

Şeffaflık, ilişki ekonomisinde sıcak bir metadır. Bazen çalışanlar ve patronlar, zorlayıcı durumlardan veya çatışmalardan kaçınmak için kendi benliklerini gizler ve bir maske takar. Genelde taktıkları bu maskeler, birilerine emir verilirken kullanılan maskelerdir ve bu duruma özellikle kalabalık ekiplerde daha fazla rastlarsınız. İnsanlar, kendi benliklerinin dışında davranışlar sergileyebilirler. Bunu önemli günlerde, zor zamanlarınızda ya da iletişimde olduğunuz her dakika görebilirsiniz. Ancak duygusal zekaya sahip yöneticileri ve çalışanları kilometrelerce öteden tanıyabilirsiniz. Çalışanlarının güçlü ve zayıf yönlerini çabucak bulabilen bu yöneticiler, bütünlük, dürüstlük ve geribildirime açıklık konularında son derece şeffaftırlar. Aynı zamanda ekiple birlikte daha koordine çalışan profillere bakıldığında bu kişilerin duygusal zekaya sahip olduklarını kolayca anlarsınız.

2. Esneklik ve dayanıklılık

Öncelikler, hemen hemen her şirkette ve her işte değişkenlik gösterir. Değişim esnasında esnek olan insanlarla daha rahat arkadaşlık kurulur ve bir geçiş döneminde onlardan yardım istemek konusunda daha az çekince yaşanır. Duygusal zekaya sahip kişiler, öngörülemez ve belirsiz durumlarla başa çıkmayı kolaylaştıran esnekliğe sahiptir. Böyle kişilerin etrafınızda olması size iyi hissettirir. Geçmişe takılmaz ve onu ait olduğu yerde bırakırlar. Olumsuz durumlardan, amaçlarına, programlarına ve özellikle de değerlerine ve inançlarına müdahale eden kimselere ‘hayır’ diyerek uzak kalırlar. Esnek insanlar, kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan şeyler hakkında kendilerini suçlu hissetmezler çünkü, başkalarının eylemlerinden ve dramalarından kendilerinin sorumlu olmadığını iyi bilirler. Problemleri var etmek yerine, çözmeyi hedeflerler.

3. Duygu yönetimi

Bu, duygusal zekada, kendi kendine yönetim (veya kendi kendini düzenleme) kapsamına girer ve en çok performans gösteren takımlarda bol bulunan kişisel bir yetkinliktir. Öz yönetimin arkasındaki soru basittir: Duygularımı ve davranışlarımı olumlu bir sonuca yöneltebilir miyim? Uluslararası alanda bilinen bir psikolog ve en çok satan yazarlardan biri olan Daniel Goleman, duygularını iyi yöneten insanlarla ilgili şunları söylüyor:

Mantıklı insanlar, duyguları üzerinde kontrol sahibi olan; güvenli ve adil ortamı sürdürebilen kişilerdir. Bu ortamlarda drama oranı düşük; verim ise yüksektir. Yüksek performans sahibi kişiler bu tip organizasyonların bir parçası olduklarını hisseder ve ayrılma eğilimi göstermezler.

4. Empati yeteneği

Empati, kişilerin size yakın hisssetmesini sağlar. İş yerinde başarılı ilişkiler kurmak için, son derece cazip bir özelliktir. Empati sergileyen yüksek performanslı bir ekip, güçlü kişisel ilişkilerin ve işbirliğinin bir sonucudur. Bakış açısı geliştirmeyi ve ekip üyelerinin birbirine yardım etmesini sağlar. Yüksek performanslı bir iş gücü ve ekip çalışması için olmazsa olmaz bu duyguya sahip duygusal zekası yüksek insanlar, başkalarının duygularını fark etme ve anlama konusunda oldukça başarılıdır.

Kaynak: Inc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlk Kez Uyuduğumuz Bir Ortamda Beynimizin Yarısı Uyanık Kalıyor

”Yüzde 40 Kuralı” ile Zihinsel Dayanıklılık Sınırlarını Zorlamak