, , , ,

Bir Astronoma Sor: Dünya’nın Yuvarlak Olduğunu İspatlamanın En Kolay Yolları Nelerdir?

Oscar isimli meraklı bir yıldız gözlemcisi, BigThink’in ‘’Bir astronoma sor’’ serisi kapsamında NASA’dan Michelle Thaller’a şu soruyu yöneltmiş: ‘’Bu konuda ne zaman tartışmaya girsem faydalanabileceğim, Dünya’nın düz olmadığının en kolay kanıtı nedir?’’

Thaller’ın, düz dünya teorisini bir çırpıda çürüten, Dünya’nın yuvarlak, güzel ve hayranlık verici bir küre olduğunun 3 ana gözlemlenebilir ve inkar edilemez kanıtını açıkladığı videoyu Türkçeleştirdik. Thaller’ı Twitter’da takip edebilirsiniz: mlthaller

Video: BigThink

Michelle Thaller: Evet Oscar ‘’Dünya’nın yuvarlak olduğunu ispatlamanın en kolay yolları nelerdir?’’ sorusunu sormuşsun. Açıkça görünen o ki – neden bimiyorum ama – bu bizim tartıştığımız bir şey.

Bundan konuşmaya başlamak bile benim için zor bir şey çünkü Dünya’nın küre şeklinde olduğunun o kadar çok kanıtı var ki, insan nereden başlayacağını bilemiyor. Ve Dünya’nın düz olduğunu düşünmek kabul edilebilir bir şey değil. Bu geçerli bir argüman değil. Her 90 dakikada bir Dünya’nın ekseni etrafındaki dönüşünü tamamlayan Uluslararası Uzay Merkezi’nde görev yapmış arkadaşlarım var. Uzayda bulunmuş ve Dünya’nın yuvarlak olduğunu kendi gözleriyle görmüş tanıdıklarım var. Ve tabii ki, uzaydan çektiğimiz o muhteşem fotoğraflar var, Dünya’nın tüm o fotoğrafları – çok güzeller.

(Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan 7/24 canlı yayın)

Şu ‘Düz Dünya’ muhabbetine hakim değilim ama sizlere astronomi derslerimde öğretmekten çok keyif aldığım bir şeyi anlatacağım – çünkü etrafınız kanıtlarla dolu. Dünya’nın küre şeklinde olduğunu bilmek zor değil. Aslında insanlar bunu 2 bin yılı aşkın bir süredir biliyor. Antik Yunan’dan, Dünya’nın küre şeklinde olduğunun bir dizi harika kanıtı kaldı.

Basitten zora doğru gitmek gerekirse; çift gözlü bir dürbünle kendi görebileceğiniz şeylerden biri – üzerinde tekneler olan bir göle gittiğinizde, tekne uzaklaştıkça taban gözden kaybolmaya başlar ve gördüğünüz şey teknenin sadece gövdesi ya da üst kısmından ibaret olur. Tekne uzaklaştıkça, göreceğiniz en son şey gemi direğinin ucu olur çünkü tekne, eğri bir ufuk çizgisi üzerinde ilerlemektedir ve bu da tekne uzaklaştıkça, altını daha az, üstünü daha çok göreceğiniz anlamına gelir.

Bunu dürbünle bir okyanusta, bir gölde gözlemleyebilirsiniz – gerçekten çok kolaydır. Eğer Dünya düz olsaydı bu olmazdı. O zaman teknenin uzaklaştıkça küçüldüğünü görürdünüz ancak her şeyi oranına sadık kalmış bir bütün olarak görebilirdiniz.

Bir küre üzerinde yaşadığımızı anlamanın bir başka yolu da, Dünya’da tropik bölge denen yer üzerine düşünmektir. Tropik alanlar, Güneş’in zaman zaman tam tepede olduğu ekvatora yakın yerlerdir.

Bu aslında 2000 yıl önce Yunanların Dünya’nın çevresini ölçmek için kullandıkları, Dünya’nın yuvarlak olduğunu gösteren şeydir. 2 bin yıl önce Dünya’nın yuvarlak olduğunu biliyorduk.

Eratosthenes gerçekten çok parlak bir Yunan bilimci ve Syene isimli bir kasabada, günün belirli bir anında Güneş ışınlarının bir kuyunun dibine dimdik vurduğunu fark ediyor. Bu, Güneş’in tam tepenizde olduğu ve kuyunun içine baktığınızda Güneş’in size geri yansıdığını görebileceğiniz anlamına gelir. Aynı anda, uzak bir şehir olan İskenderiye’de ise bu gerçekleşmiyordu. Güneş tam tepede değildi, hafif açılıydı ve Eratosthenes’in yaptığı tek şey ise Güneş’in açıları arasındaki farkı ölçmek oldu. Syene’de tam tepede olan Güneş, İskenderiye’de tam tepede değildi ve şehirler arasındaki bu açı farklılaşmasını, eğri bir yüzeyde olduğumuzun belirtisi olarak yorumladı. Bu iki şehir arasında yapılacak her türlü ölçüm, açıların farklı olduğunu – yani Güneş’in gökyüzünde farklı yerlerde olduğunu gösteriyordu. Eratosthenes, bu yaklaşımla 2 bin yıl önce Dünya’nın çevresini doğru şekilde hesaplayabildi. Herhangi bir zamanda gözlemleyebileceğiniz bir başka kanıt: Dünya’nın faklı yerlerinde, Güneş gökyüzünde farklı açılarda durur. Dünya düz olsaydı bu böyle olmazdı.

Daha dolaylı başka kanıtlar da var. Bunlardan biri Ay Tutulması esnasında gözlemlenebilir. Ay Tutulması, Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düştüğünde gerçekleşir. Ay kararır – aslında, birini izlerseniz Dünya’nın gölgesinin Ay boyunca geçiş yaptığını ve Ay tamamen Dünya’nın gölgesine girdiğinde kızılımsı bir karanlığa büründüğünü görürsünüz. Bu gerçekten çok güzeldir.

Burada olan şey şudur; Güneş’in yan tarafında – ortada – bulunan Dünya’nın gölgesi Ay’a düşer ve bu gölge Ay üzerinde ilerledikçe gölgenin yuvarlak olduğunu görürsünüz.

Yani, Dünya’dan büyük olan Güneş’in Ay üzerinde oluşturduğu Dünya gölgesi aslında Dünya’nın şeklini göstermektedir. ‘’Peki Dünya disk şeklinde olabilir mi? Yani küre şeklinde değil de düz bir disk şeklinde olabilir mi?’’ diye sorabilirsiniz.

Sisamlı Aristarkus isimli Yunan bilimci, ay tutulmasının, Güneş’in konumuna bağlı olarak çok farklı açılarda gerçekleşebildiğini fark etti. Zaman zaman gölge tam olarak Ay’ın üzerinden geçiyordu, zaman zaman da kısmen geçiyordu- örneğin sadece üstünün ya da altının gölgesinin kısmen düştüğü olabiliyordu. Her farklı görüş alanından, her açıdan Güneş bir gölge düşürüyor ve bu gölge her zaman kusursuzca yuvarlak bir gölge oluyor. Işığı hangi yönden alırsa alsın yuvarlak bir gölge oluşturan tek şekil küredir.

Yani insanlar Dünya’nın küre şeklinde olduğunu binlerce yıldır biliyor ve Dünya’nın düz olduğunu söylemek kabul edilebilir değil. Bu tuhaf bir inkar ve nereden çıktığı hakkında bir fikrim yok. Bu soruyu cidden rafa kaldırmamız lazım çünkü Dünya’nın yuvarlak olduğunu çok uzun zamandır biliyoruz.

‘’Dünya’nın düz olduğuna inanmıyorum ama ne düşüneceğimi de tam bilemiyorum’’ diyen bazı iyi niyetli insanlar var. Bana gerçekten ilginç sorular yöneltiyorlar. Örneğin uzayın çok sıcak olduğunu, atmosferin üzerine çıktığınızda uzay sıcaklığının milyonlarca dereceye yükseldiğini duyduklarını söylüyorlar – ki bu doğru. Atladıkları kısım şu ki, bahsedilen yerde hava namına bir şey yok. Yani Dünya’nın çevresindeki gaz esasında milyonlarca derece sıcaklıkta ama aynı zamanda neredeyse yok gibi – aşırı derecede dağınık / seyrek. Milyon derecede yanınızdan vızıltıyla geçen tek bir proton ile havadaki sıcaklık kesinlikle aynı şey değildir.

İnsanlara verdiğim bir diğer örnek de şu – bu örneği birine gerçekten verdim ve bunu daha önce hiç düşünmemiş oluşuna inanamamıştım – dürbünle Satürn ve Jüpiter gibi gezegenleri görebilirsiniz, teleskopla Mars’ı, Güneş’i, Ay’ı… Güneş Sistemi’nde gördüğünüz her şey küre şeklindedir. Yani tek farklı olan biz miyiz? Bu insanları düşünmeye sevk eder ve genellikle ‘’Haklısın, görüntülediğimiz her şey küre şeklinde!’’ cevabını verirler.

Kaynak: BigThink

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Habercilik Drone’lar ile Göklere Çıkıyor

Cinsellikten Tiksinmenin Evrimsel Açıklaması