, , ,

Dijital Sınırlarınızı Belirlemek İçin 5 Strateji

Daha az suçlu hissetmek, sevdiklerinizle daha kaliteli zaman geçirmek ve daha verimli bir gün için dijital hayatınızı yönetmeyi öğrenin.

Her sabah uyandığınızda baktığınız ilk şey, gece uyumadan önce baktığınız son şey nedir? Sevdiğiniz kişinin yüzü mü, bir kitap mı, yoksa elektronik bir cihazın soğuk ve parlak ışığı mı? Çoğumuz sevdiğiniz kişinin yüzü olduğuna inanmak istesek de, aslında akıllı cihazınızın ekranı olması daha olası…

Her şeyin teknoloji tarafından yönetildiği bir dönemi yaşıyor gibiyiz. Hayatlarımıza fütursuzca doluşan, bizim sandığımız her çatlaktan, oyuktan sızıp yolunu bulan bir şeyden söz ediyoruz. Boğuluyoruz ama bizi boğan teknolojinin kendisi değil – daha çok ona bir sınır çizemiyor oluşumuz.

Daha tatminkar bir gündelik hayata sahip olmak – yani daha mutlu bir eş, ebeveyn, iş arkadaşı ya da yönetici olmak için teknoloji ile aranıza sınır çekmekte faydalanabileceğiniz 5 yolu şöyle sıralayabiliriz:

  1. Bildirimleri kapatın.

Ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum: ”Bildirimleri kapatmama gerek yok, onları yok sayabilirim. / Onları kapatamam çünkü önemli bir haberi kaçırabilirim.” Sürekli bağlantı halinde olma ihtiyacının yaygın olarak görüldüğü bilinse de, güncel bir araştırmaya göre bildirimleri açık olan kullanıcıların, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite seviyeleri yüksekken, verimlilik ve psikolojik olarak iyi hissetme seviyeleri düşük olarak kaydedilmiş. Belki gerçekten önemli bir haberi ilk öğrenen siz olmazsınız ama bildirimleri kapatmanın akıl sağlığınız için iyi olduğunu bilmenizde fayda var.

  1. Kontrol Sayınızı Sınırlandırın.

E-posta, sosyal medya, haber, spor gibi haber akışlarını kontrol etme sıklığınızı mümkün olduğunca azaltın. Güncel bir araştırmaya göre, e-postayı daha az kontrol etmek, kullanıcının stres seviyesini azaltırken, sosyal bağ hissinde ve hatta uyku kalitesinde artış sağlayabiliyor. Çok ileri gitmek olmazsa, eski model bir alarmlı saat ile uyanmayı deneyin. Cep telefonu alarmı ile uyandığınızda sabah baktığınız ilk şeyin moral bozucu haberler ya da birikmiş e-postalar olması kaçınılmazdır.

  1. Beyninize İzin Verin

Beyniniz, gün boyunca maruz kaldığı uyaranlardan elde edilen bilgileri kategorize etmek ve yerlerine yerleştirmek için molalara ihtiyaç duyar. Siz onun ihtiyacı olan ‘’boş’’ zamanı dijital dikkat dağıtıcılarla geçirdiğinizde, bu molaları telefonunuzda oyun oynayarak, e-kitap okuyarak ya da sosyal medyada bir şey paylaşarak harcadığınuzda, beyninizin dış dünyadan gelen bilgileri işleme ve uzun süreli anılar yazma zamanından ve performansından çalmış olursunuz. Bedeninizin dinlenme moduna girmesini engelleyen uyarıcı nörotransmiterlerin salınımını engellemek için, uykudan önce akıllı cihaz kullanmamanız öneriliyor. Gece yatmadan önce ve sabah kalktıktan sonra beyninize cihazsız bir süre tanıyın ki, aktif saatleri için şarj olup odaklanabilsin.

  1. Dijital Yurttaş Modelini Benimseyin.

Dışarı çıkarken nasıl giyineceğinize, çocukların yanında nasıl konuşacağınıza, hatta insanlarla nasıl şakalaşıcağınıza dair standartlarınız var değil mi? Neden başkaları ile etkileşime girdiğiniz teknoloji kullanımı için de olmasın?

Başlangıç için şunları deneyebilirsiniz: Odanıza biri girdiğinde kulaklıklarınızı çıkarıp selam verin, sohbetler esnasında dizüstü bilgisayarınızın ekranını kapatın ve telefonunuzu kontrol etmeye ara verin. Günlük hayatta, mesajlaşmaya ya da e-postalarına cevap vermeye çalışan biriyle sohbet etmeye çabalamak kadar rahatsız edici olan çok az şey vardır. O insan olmamak için elinizden geleni yapın ve çevrenizdekileri de teşvik edin.

Teknoloji kullanımınızda sınırlar belirlemek gündelik hayatınıza doluşan teknoloji selinin önünü almak için önemli bir adımdır. Yeni alışkanlıkları yerleştirmek zorlu da olsa uyum sürecinden sonra çok daha iyi hissedersiniz. Kendinize bir şans verin ve bu stratejileri deneyin!

Bonus: Sosyal medyaya muhtaç mıyız?

Kaynak: ThriveGlobal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlu Ailelerin Yaptığı 6 Şey

Yeni Nesil Doping: Gen Düzenleme