, , , ,

Teknolojinin Hayatınıza Kattığı Değeri Artırmak İçin: Dijital Minimalizm

Çok satan Pür-Dikkat kitabının yazarı, bilgisayar bilimleri profesörü Cal Newport’tan dijital minimalizm üzerine…

Dijital minimalizm, hangi dijital iletişim araçlarının -ve bu araçları çevreleyen davranışların- hayatınıza en fazla değeri kattığını sorgulamanıza yardımcı olan bir felsefedir. Düşük faydalı dijital kirliliği kasıtlı ve saldırgan bir şekilde ortadan kaldırmanın ve gerçekten gerekli araçların kullanımını en iyi düzeye getirmenin, hayatınızı önemli ölçüde geliştirebileceğine olan inanç üstüne kurulmuştur.

Dijital bir minimalist olmak, başka bir deyişle, yeni iletişim teknolojilerinin hayatınızı büyük ölçüde iyileştirme potansiyeli olduğu fikrini kabul ettiğiniz anlamına gelir, ama bu potansiyeli gerçekleştirmenin zor bir iş olduğunun da farkına varırsınız.

İşte, dijital minimalizmin bazı temel ilkeleri:

Kaçırdıklarınız, Kaybettikleriniz Değildir

Günlerini, uygulamaların ve tıklamaların bunaltıcı gayretine kendini kaptırarak geçiren birçok dijital maksimalist, davranışlarını, eğer bu hizmetleri hayatlarından çıkarırlarsa kaçırabilecekleri potansiyel faydaları listeleyerek haklı gösteriyorlar. Benim bu bahanelere karnım tok. Dünyada, bir tutam fayda sağlayabilecek sayısız uygulama seçeneği var. Fayda kaybından kaçınmak adına her uygulamayı kullanmakta ısrarcı olursanız, o zaman vaktinizi ne kadar çılgınca doldurursanız doldurun, günlük deneyimlerinizin son toplamının negatif olması kaçınılmazdır. Bunun yerine, benimsediğiniz uygulamalardan sağladığınız faydayı ölçmek ve sonra bu pozitif değeri en üst düzeye çıkarmaya çalışmak daha mantıklı olur.

Az Ama Öz Taktiği

Önceki ilkenin doğal bir sonucu olarak, sınırlı zamanınızı ve dikkatinizi düşük faydalı online uygulamalara harcamaktan kaçınmalısınız ve bunun yerine en fazla fayda getirisi olan, daha az sayıda uygulamaya odaklanmalısınız. Bu temel bir 80/20 analizidir: Daha azını yapmak, fakat daha yüksek kaliteye odaklanmak, daha çok toplam fayda doğurabilir.

İlk Olarak İlkelerinizi Belirleyin

Dijital maksimalistler, makul derecede fayda sunan herhangi bir online uygulamayı kabul etme eğilimindedir. Bu tür uygulamaların çoğu size bir şeyler sunabileceğinden (birkaç kişi bir uygulama yazabilir veya amaçsız bir web sitesi kurabilir) bu filtre aslında anlamsızdır. Bir insan olarak, iyi bir yaşam kurmayı umduğunuz temelde, en önemli bulduğunuz ilkeleri tanımlayarak başlamak daha üretken bir yaklaşımdır. Bu ilkeleri bir kez belirledikten sonra, sunulan uygulamaya şu soruyu sorarak, bu ilkeleri daha geçerli bir filtre olarak kullanabilirsiniz: Bu uygulama, hayatım için mühim derecede önemli olduğunu düşündüğüm bir şeye kayda değer bir yarar sağlayacak mı?

En İyiyi Arayın

Size sunulan online uygulamanın, bir önceki ilkemizdeki soruya olumlu cevap verdiğini varsayalım. Bu yeterli değil. Daha sonra sormanız gereken soru şu: Bu uygulama, hayatımın bu alanına fayda sağlamanın “en iyi” yolu mu? Belirlediğiniz temel ilkelerle ilgili fayda sağlayabilecek pek çok uygulama olabilir, ama en çok faydayı sağlayan az sayıda uygulama bulmanız gerek. Bu bağlamda “en iyi” ve “yeterince iyi” kavramları arasındaki fark önemli olabilir. Örneğin, biri kısa bir süre önce Twitter’ı kullandığını çünkü çok çeşitli haber kaynaklarına maruz kalmaya değer verdiğini söylemişti (özellikle, büyük gazetelerin bazı protestolarının boyutlarını nasıl görmezden geldiğini belirtmişti). Twitter’ın bu önemli bilgilendirilme ilkesine katkı sağlayacağından şüphe etmiyorum, ancak Twitter’ın haber akışı, gerçekten de bu hedefe ulaşmak için internetin sunduğu en iyi kullanım mı?

Dijital Dağınıklık Da Stres Yaratır

Geleneksel minimalistler, fiziksel dağınıklıklar içinde yaşamanın stresli olduğunu doğru şekilde belirtmişlerdir. Aynısı online hayatınızda da geçerli. Durmaksızın tıklama ve kaydırma durumu, arka planda bir huzursuzluk uğultusu yarattı. Dijital yaşamınızda yaptığınız şeylerin sayısını önemli ölçüde azaltmak, kendi başına güçlü bir sakinleştirici etkiye sahip olabilir. Bu hafife alınmaması gereken bir fayda.

Dikkatimiz Sınırlı Ve Hassas

Her gün, sınırlı bir süre dikkatinizi yoğunlaştırabilecek kadar enerjiniz var. Eğer doğru bir şekilde hedef alırsanız, dikkatiniz size büyük bir mana ve tatmin duygusu sağlayabilir. Ancak, aynı zamanda yüzlerce milyar dolar, tek amacı, dikkatinizi olabildiğince çok dağıtmak ve dikkatinizi Kuzey Kaliforniya’daki az sayıda insana fayda sağlamak için optimize edilmiş hedeflere yönlendirmek olan şirketlere yatırıldı. Bu korkutucudur ve sizin açınızdan hayli gayret gerektirir. Daha önce de bahsettiğim gibi, Twitter ve Facebook gibi dikkat çekici, büyük ekonomi şirketleri ile ilgili asıl kaygım değersiz olmaları değil, mümkün olduğunca bağımlılık yaratmaları için tasarlandıkları gerçeğidir.

İnternetin Birçok Alandaki Kullanımı Gerçek Hayatınızı da Kolaylaştırır

Dijital yaşam için evrilmedik, bu nedenle online uygulamaların aşırılığı, bizi sıklıkla sarhoş bir tükenmişlik halinin şaşkınlığına teslim ediyor. Bu, en çok online fayda sağlayan uygulamaların çoğunun, gerçek hayatınızın önemli yönlerini geliştirmek için neden internetten yararlandığını açıklıyor. Dijital ağlar, yankı uyandıracağınız bir topluluk bulmanıza veya oluşturmanıza yardımcı olabilir, ama hakiki değer genellikle, telefonunuzu kenara bırakıp dışarı çıktığınızda ve bu yeni toplulukla gerçek hayatta etkileşim kurduğunuzda oluşur.

Seçtiğiniz Uygulama Sorunlarınızı Çözüyor Mu?

GPS uzun süredir var olan bir sorunu çözmeye yardımcı oldu (Varmak istediğim yere nasıl gideceğim?), aynı Google gibi (İhtiyacım olan bilgiye nasıl ulaşabilirim?). Bunun aksine, Snapchat’in çözdüğü bir sorun yok. Temelde, reklam satışlarını destekleyici bağımlılık yaratan yeni davranışlar oluşturmayı amaçlayarak yaratılan bu Snapchat tarzı uygulamalara karşı dikkatli olun.

Aktiflik Pasifliği Alt Eder

Her insanın içinde bir sanatkâr yatar. Önceden var olmayan değerli bir şeyler yaratmak bizi memnun eder. Bu nedenle, en tatmin edici online uygulamalar, basitçe tüketmenin aksine, bir şeyler yaratmanızı sağlayanlardır.

Henüz, tıklama tuzağında kaybolan bir akşam üzerinden sonra hala neşeli hisseden birine rastlamadım, fakat açık kaynak kodlu bir veri havuzuna anahtar modül kazandırdıktan sonra neşeli hisseden pek çok kişi biliyorum.

Yukarıdaki liste ve maddelerin arkasındaki düşüncelerin çoğu hala deneme aşamasında. Ayrıca, bunların tamamının, teknolojinin kişisel hayatınızdaki kullanımı ve etkisi için geçerli olduğunu ve teknolojiyi profesyonel alanda nasıl verimli bir şekilde kullanacağımıza ilişkin düşüncelerimden büyük ölçüde farklı olduğunu vurgulamadan geçmeyeyim – ama arka planda gizlenmiş tutarlı bir şey var ve bunu çalışmaya devam edeceğim.

Mesela dijital minimalizm, kendi online yaşamımda aldığım kararları (blog oluşturma ve büyük sosyal medya platformlarının reddi gibi) daha iyi anlamamı sağlarken bir yandan da beni, temel ilkelerimi daha iyi desteklemek için yararlanabileceğim yeni teknoloji alanlarıyla karşı karşıya getirdi. Başka bir deyişle, herhangi bir üretken felsefe gibi, bana hem netlik sağladı hem de ödev verdi.

Bu genel kanının özü şu ki; basit, özenle seçilmiş, minimalist bir dijital hayat, teknolojinin bir reddi ya da gerici bir şüphecilik eylemi değil, tam tersine, yeni araçların sunabileceği muazzam faydanın benimsenişidir… tabii eğer önemsediğimiz şeyler yararına teknolojiyi nasıl en iyi şekilde kullanacağımızı anlamaya çalışmaya gerçekten niyetliysek.

Kaynak: ThriveGlobal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrolsüz Bırakılan Yapay Zeka Kendi Önyargılarını Oluşturabilir

Uzmanlar Video Oyunu Bağımlılığını Tedavi Etmeye Hazır Mı?