, , , , ,

Geeky

Dijital Dünyada İyi Bir Çocuk Yetiştirmek

Dijital araçlar kişilik gelişimini olumsuz etkilemek zorunda değil. İşte çocuğunuzun karakterini desteklemek ve güçlendirmek için yapabileceğiniz ya da söyleyebileceğiniz bazı gündelik şeyler…

Bu yazının orijinali Sierra Filucci tarafından Common Sense Media için kaleme alınmıştır.

Ebeveynler olarak çocuklarımızla ilgili birçok hayalimiz vardır. Onların mutlu ve başarılı bir hayat sürdürecek şekilde büyümelerini isteriz. Bir gün aşkı bulmalarını, belki çocuk sahibi olmalarını ve hayallerinin peşinden gitmelerini umut ederiz. Bu istek ve temennilerin en temelinde yatan şey ise çocuklarımızın saygıdeğer – nazik, saygılı ve dürüst- insanlar olacağına ilişkin umudumuzdur.

Peki çocuklarımızın bu özelliklerini desteklerken aynı zamanda onlara, takım çalışması, iletişim ve azim gibi anahtar yetenekleri nasıl kazandırabiliriz? Çocuklar, bu tip davranışları ağırlıklı olarak ebeveynleri izleme ya da çevrelerinde/okullarında edindikleri deneyimler yoluyla öğrenir. Diğer yandan, medya da bu davranışları etkileyen önemli noktalardan biri olarak kabul edilir. Televizyon programları, filmler, kitaplar bilgisayar oyunları ve sosyal medya, çocukların hayatlarının büyük bir parçasıdır. Dolayısıyla çocukların medya aracılığıyla kişiliğe ilişkin çok önemli dersler alması gayet anlaşılırdır.

Işte çocuğunuzun kişilik gelişimini desteklemek ve güçlendirmek için yapabileceğiniz ya da söyleyebileceğiniz bazı spesifik şeyler:

Birlikte spor karşılaşmalarını izleyin

Çocuğunuzla birlikte spor karşılaşmalarını izlemek, onunla en sevdiği oyuncu ya da takım üzerinden bağ kurmanın gerçekten eğlenceli bir yolu olmanın yanı sıra; takım halinde hareket etmek ya da sabırlı davranabilmek gibi birçok güçlü özelliğe dikkat çekmek için harika bir fırsattır da. İsabetli bir atışa sevindikten sonra, pas atan oyuncunun ya da defans oyuncularının bu skora nasıl katkıda bulunduğuna dikkat çekin: Dikkat ve ilgi onların üzerinde değilse bile, destek oyuncularının takdire şayan katkıları olmadan takım başarılı olamazdı.

Sosyal medyanızı onunla ‘paylaşın’

Kullandığınız mecra hangisi olursa olsun, sosyal medya karakter dersleriyle doludur. Sizi derinden etkileyen ya da güzel bir gönderi, fotoğraf ya da video fark ettiğinizde bunu çocuğunuzla paylaşın. Bu gönderiyi paylaşan kişinin, bunu yaparken; kendi hikayesini anlatarak aslında ne kadar cesur ve yaratıcı bir eylemde bulunduğunu ona açıklayın. Bu tip mecralarda kendini açıkça ortaya koymanın içerdiği riskleri ve kendisine doğrultulabilecek tüm eleştirilere rağmen makul derecede risk alarak ‘’kendin olma’’nın önemini onunla tartışın.

Ufkunuzu genişletin

Hayat hikayeleri sizden çok farklı olan kişileri anlatan belgesel ve filmler izlemek, empatiyi, merhameti ve tevazuyu tetikleyici özelliğe sahiptir. Ailecek film izlediğiniz akşamlarda, her zamankinden daha farklı bir seçimde bulunun – mesela farklı dine ya da ırka mensup bir kişiyi, sizinkinden daha dezavantajlı yaşam sürmüş bir topluluğu ya da tamamen farklı inanç ve değerlere sahip bir alt kültürü ele alan bir hikaye seçin. Seyir sonrasında filme yönelik tartışmayı teşvik edin.

Birlikte bilgisayar oyunu oynayın

Ailecek oyun oynamak, birlikte eğlenmenin yanı sıra; takım olabilmeyi, çözüm odaklı olmayı, iletişim kurmayı ve azimli olmayı öğrenebileceğiniz harika bir alıştırmadır. Kazanmak için birlikte hareket etmeniz gereken çok oyunculu oyunları tercih edin. Oyun esnasında, saygılı ve olumlu bir iletişim örneği sergileyin. – İşler ters gittiğinde oyun heyecanına kapılıp olumsuz şeyler söylemek yerine, kendinizi daha yapıcı şekilde dile getirin. Eğer çocuğunuz, oynadığınız oyunu kazanmak içi tekrar tekrar denemeye devam ediyorsa, başarısı kadar azmini de fark etme şansına sahip olursunuz.

Bildirimlere ‘mola verin’

Gün içinde düzenli olarak sosyal medya hesaplarımız ya da sms’ler tarafından bildirim yağmuruna tutuluyoruz. Bunlara derhal cevap verme isteğine karşı koyarak çocuklarımızın öz kontrol mekanizmalarını güçlendirebiliriz. Örneğin, onunlayken acil olmadığını bildiğiniz bir mesaj ya da bildirim aldığınızda, o anda kontrol etmeye gerek duymadığınızı, onun duyacağı bir şekilde, sesli ve açık olarak dile getirin (Şu an kontrol etmem gereken bir şey değil). Bunu sosyal medya için de uygulamanız mümkün. Facebook ya da Twitter’da sizi çok sinirlendiren bir şey gördüğünüzde, neden tepkinizi sıcağı sıcağına ve Twitter gibi herkese açık bir mecrada direkt olarak paylaşmak yerine; sakinleştikten sonra arkadaşınıza özel olarak yazmayı tercih ettiğinizi çocuğunuza açıklayabilirsiniz.

Kaynak: Common Sense Media

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Dijital Tehlike: Sexting

Sosyal Medyadan 1 Ay Uzak Durarak Öğrendiklerim