,

Teknoloji Bizi Bilişsel Bir Krize Sürüklüyor – Peki Bu Konuda Ne Yapabiliriz?

Kariyerini, insan doğası ile teknoloji arasındaki bağlantıyı araştırmaya adayan Adam Gazzaley, neslimizin yaşadığı bilişsel krizi aşmaya yönelik bazı tavsiyelerde bulunuyor.

Öğle tatilinde Instagram’da geçirdiğiniz o birkaç dakikayı hatırlıyor musunuz? O dakikalar üretkenliğinizi azaltabilir. Peki ya televizyonunuzdan yansıyan mavi ışık? Uyumanızı engelleyecek. Twitter’ın öfke bataklığında okuduğunuz boş laflar? Çıldırmaya çok yaklaşmış hissedeceksiniz.

Şüphesiz ki, teknoloji geliştikçe ve teknolojik cihazlar hayatımızın içine daha da girdikçe, tehlikeli topraklarda gezinmeye başlıyoruz. San Francisco’daki California Üniversitesi’nin Nöroloji ve Psikiyatri Fizyolojisi bölümünde görev yapan Prof. Dr. Adam Gazzaley’e göre, ”bunun adı bilişsel kriz”.

Teknolojinin, depresyon, kaygı, dikkat eksikliği gibi duygusal sorunlar üzerinde ve üretim, performans, ilişkiler, merhamet, empati gibi konularda olumsuz etkisinin olduğuna dair güçlü kanıtlar var.

Distracted Mind isimli kitabın da yazarı olan Gazzaley, kariyer hayatının büyük bir kısmını, insan doğasını ve teknoloji ile nasıl bir etkileşimde bulunduğumuzu araştırmaya adadı. Bir röportajında ”Evrimsel bir pencereden bakıldığında, bilgiye aç yaratıklarız” diyen Gazzaley, ”Kanıtlar gösteriyor ki, hayvanlar nasıl yemek arıyorsa, biz de temelde aynı şekilde bilgiyi arıyoruz. İçimizde bilgiye sahip olmak adına itici bir güç mevcut.” ifadeleriyle, bilgi arayışımızın hayatımızı nasıl şekillendirdiğine vurgu yapıyor.

Gazzaley, teknolojinin bize meydan okuduğunu, bilgiye eşi benzeri görülmemiş bir erişim sağlayarak bizim çevreyle olan etkileşim biçimimizi değiştirdiğini söylüyor. Onun araştırması, bu olumsuz sonuçlara bu denli duyarlı olmamızın altında yatan nedenlere ışık tutuyor. ”Siyah ile beyaz kadar net değil.” diyor Gazzaley, ”Bu hikaye karmaşık ve zaman ayarlı. Endişe verici ama gerçek.”

İyi Teknoloji

Gazzaley’e göre sormamız gereken soru, teknoloji ile etkileşimimizin nasıl yok edileceği değil, nasıl düzeltileceği: ”Teknoloji cinini sihirli lambaya geri koymuyoruz. Teknoloji bir yere gitmiyor, özellikle de çocuklarımız için… İşte bu yüzden, etkisinin tüm boyutlarını kavramalıyız ve bu sorunun üzerine eğilmek için yaratıcı yaklaşımları araştırmalıyız.” Kendimize, teknolojik cihazlardan nasıl uzak duracağımızı sormak yerine, soruyu yeniden gözden geçirmeliyiz. Gazzaley’in dediği gibi, ”Teknolojiyi, zihinsel esnekliğimizi artırıp, sınırlarımızı en üst düzeye çıkarabilecek güçlü deneyimler yaratmak adına nasıl kullanabiliriz?”

3 Çözüm

Gazzaley’in araştırmasına göre, bu inatçı problemi çözmenin üç yolu var. İlk çözüm bizim kontrolümüzde. Gazzaley, ”Teknolojiyi daha iyi kullan” diyerek tavsiye veriyor: ”Teknolojiyi, nerede, ne zaman ve nasıl kullandığınızla ilgili akıllıca karar alın.” İkincisi, bağımlılık yapan ürünlerin arkasındaki şirketlerin elinde: ”Teknoloji dünyasının kendi kendine hesap vermesine ihtiyacımız var. Şirketler, bir üründe kaç adet kamera olduğunu sormak yerine, ürünün insanlara zarar verme ihtimalinin olup olmadığını sormalılar.”

Bu çözümler imkansız değil ve hatta bazıları teknoloji şirketlerinin toplantılarında çoktan gündem olmaya başladı bile. İster evlerimizde uygulamaya çalıştığımız ‘daha az ekran’ kuralına bakın, ister uygulaması gerçekten zor olan ‘telefonsuz akşam yemekleri’ kuralına – ya da Apple İOS’un kullanıcılarını daha az çevrimiçi zaman geçirmeye ikna etmeye teşvik eden yeni özelliklerine… Teknolojik aletlerimizi çevreleyen bir kültürel değişim görmeye başlıyoruz. Hatta bu sınırları onlarla belirliyoruz.

Fakat üçüncü çözüm, teknolojinin gelişiminin köklerine iniyor ve Gazzaley, teknolojide yeni, olası bir çağ konusunda iyimser. ”Şu an sahip olduğumuz tüm yeni teknoloji ve yapay zeka hakkında heyecan verici bir fırsat var” diyor. ”Bize zarar vermeyecek şekilde tasarlanmış, dikkatimizi artırmamıza, duygularımızı düzenlememize, iyi kararlar vermemize, empati ve merhamet duygularımızı geliştirmemize yardım edecek yeni bir teknoloji geliştirmeliyiz.”

Bilişsel kriz, neslimiz için büyük bir endişe kaynağı ve genelleme yapmaksızın, Instagram’da geçirdiğimiz gereksiz dakikaların üretkenliğimizi engellemesi oldukça muhtemel. Ancak, bu platformların kendi kendine yok olmadığını unutmayalım, işte bu yüzden birlik olma zamanı. Gazzaley, düşünmeden ilerlemeye devam edersek, yarattıklarımızdan ötürü özür dilediğimiz bir geleceğe sürüklenme olasılığımız yüksek diyor. Bunun yerine, yeni bir başlangıç yapmak için kaynaklarımızı kullanmamızı öneriyor. ”Hadi bu yeni güçlü teknolojiyi geliştirmeye başlayalım, böylece bizi insan yapan şeyleri yok etmek yerine geliştirebiliriz.”

Kaynak: ThriveGlobal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hem Çocuk Hem Yetişkin Beyni İçin İdeal Bir Yaz Etkinliği: Oyun Oynamak

Mars’ta Yaşamaya Uygun Hale Getirilmemizin Genetik ve Etik Yönleri