, ,

Madem O Kadar Zekisin Neden Mutlu Değilsin?

Mutluluk mutlak surette başarıyı takip eder mi? Ya da başarı beraberinde mutluluğu getirir mi? Teksas Üniversitesi profesörlerinden ”Mutluluk Araştırmacısı” Raj Raghunathan, ”Madem O Kadar Zekisin Neden Mutlu Değilsin?” isimli kitabında bu soruları ele alıyor.

  • ‘Superstar Profesör’ olarak da bilinen Teksas Üniversitesi Mutluluk Araştırmacısı Profesör Raj Raghunathan, ‘If You’re So Smart, Why Aren’t You Happy?’ (Madem O Kadar Zekisin Neden Mutlu Değilsin?) isimli kitabında başarılı insanların olası mutsuzluk kaynaklarını gözler önüne seriyor.
  • Profesör, mutluluğun kariyer başarısını takip edebilmesi için öncelikli olarak tatminkar olunması gerektiğini vurguluyor.
  • İnsanların hayatlarında öncelik verdikleri konulara konsantre olmaları gerektiğini belirten Raghunathan, temel ihtiyaçlarımızdan bazılarının ‘ustalık’, ‘aidiyet duygusu’ ve ‘özerklik’ olduğunu belirtiyor.

İş hayatında kendini başarısız hissetmek, aşk hayatınızda yaşadığınız zorluklar, ruhsal ya da fiziksel sağlık problemleri veya sadece aynı hayat döngüsü içinde yaşamayı sürdürme çabası, mutsuz olmak için yeterlidir. Maddi açıdan kendini güvende hissetmek, çevresi tarafından sevilen biri olmak ve iş hayatındaki başarı doygunluğu, mutlu olmak için önümüzde güzel bir tablo çizse de aslında bunlara sahip olarak da son derece mutsuz olunabileceği bilinen bir gerçek.

Mutluluk başarıyı ancak tatminkar olunduğunda takip ediyor

Teksas Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde mutluluğu konu alan araştırmalar yürüten Profesör Raj Raghunathan, bilimsel yaklaşıma bağlı kalarak zeki ve başarılı olmanın neden mutluluğu garantilemediğinin cevabını aradı. Raghunathan’a göre öncelikle başarı, toplum tarafından yanlış filtreleniyor. Başarı ve mutsuzluk arasındaki bu çelişkinin temel nedeni aslında bir alanda ‘en başarılı’ olmanın ana hatlarını oluşturan kıstasların belirli olmaması.

İnsanlar en iyi profesörleri aldıkları ödül sayısına, maaşına ya da çalıştıkları okula göre değerlendiriyor.

Yüksek maaş skalasına ulaşabilmiş insanlar genellikle “başarılı” olarak kabul edilmiş insanlar olsalar da, iyi bir iş çıkarmadıklarında gelen başarıları, ‘kazanılmış bir başarı’ olarak görmediklerinden kendilerini tatmin olmuş hissetmiyorlar. Kısacası zeka ve yetenek seviyesi yüksek insanların bekledikleri doyuma ulaşamamaları mutsuzluğu da beraberinde getiriyor. Bu insanlar onları başarıya götürecek detaylara hakim olsalar da, mutlu ve tatminkar olmak konusunda sınıfta kalıyorlar. Profesör, başarının devam etmekte olan bir okul olduğu ve kişinin başarıyı elde ettiğinde duyduğu mutluluğun geçici bir mutluluk olduğu görüşünde. Örneğin başarılı bir yöneticinin, ulaşmak istediği noktaya geldikten sonra, bu kez de başka bir konuda ‘en iyi olma’ döngüsü içine gireceğinden, mutluluğu yakalayabilmesinin imkansız olduğunu savunuyor.

Önemli olan mutluluğun sürdürülebilirliği

1978 yılında, Northwestern Üniversitesi ve Massachusetts Üniversitesi’nde iki ayrı grup üzerinde bir araştırma yapıldı. Gruplardan biri, yüksek miktarda ödül kazanan piyango talihlileri ve diğer grup da yakın zamanda kazadan kurtulmuş kişilerden oluşuyordu. Deneycilerle yapılan röportajlarda, her iki gruba da günlük aktivitelerinin neler olduğu sorulduğunda gelen cevaplar, TV izlemek, kahvaltı yapmak, şakalaşmak, gülmek gibi cevaplar oldu. Araştırmacılar sonuçlarını incelediğinde, kazazedelerin, günlük hayatlarından aldıkları zevklerin, piyango kazananlarına göre daha fazla olduğunu fark etti. Araştırmacılar tarafından bildirilen sonuçlara bakıldığında cevaplar aynı gibi görünse de, piyango kazananlar daha zengin bir hayata sahip olmanın mutluluğunu çabuk atlattığından ve bir süre sonra yeni arayışlar içine gireceğinden sahip olduklarından daha az tatmin olma eğilimi gösteriyor (hedonic treadmill / haz yorgunluğu teorisi). Piyango kazanmanın heyecanı bir süre sonra tükenebilecekken, hayata dönmenin sevinci sürekliliğini daha uzun süre koruyabiliyor.

Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmanız gerekmediğinde, içgüdüsel olarak zevk alır ve iyi iş çıkarırsınız. Yeterince bunun üzerine odaklanırsanız, şans çok. İyi olduğunuz şeye odaklanmak yerine, şöhrete, güce, paraya ve diğer insanlardan üstün olmaya odaklanırsanız da mutluluk, doğrudan kovaladığınız bir şey değil, yan ürün olarak gelir.

Nasıl mutlu oluruz?

Raghunathan, genel geçer başarı ölçütlerini takip etmeyi bırakıp, dikkatinizi gerçekten iyi olduğunuz ve yapmaktan keyif aldığınız işlere odaklandığınızda, mutluluğun başarıyı takip edeceği görüşünde. İnsanların hayatlarında temel olarak öncelik verdikleri konulara konsantre olması gerektiğini belirten profesör, kendi hayat görüşünden yola çıkarak, kitabında bu temel ihtiyaçları, ustalık, aidiyet duygusu ve özerklik olarak tanımlıyor. Raghunathan’ın konuya yaklaşımıyla ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz Tempo dergisine verdiği röportaja ve Kuraldışı’ndan çıkan kitabına göz atabilirsiniz.

Kaynak: Inc, The Atlantic, Nymag

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Kentin Kuş Sakinleri İçin Saray Yavrusu Evler

Kekova Antik Kenti Kontrollü Dalışa Açılıyor